Arşiv

Monthly Archives: Nisan 2012

Erzurum’un Aşkale ilçesinde 2 Nisan günü HES inşaatında 5 işçinin hayatını kaybetmesi sonrası 15 Nisan 2012 günü incelemelerde bulunmak için bölgeye giden İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, sonrasında Pasinler ilçesine geçti. Onu karşılayan vatandaşlardan Mustafa Boğaçayır’ın “Sayın Bakanım, senin geldiğine çok sevindim” demesi üzerine bakan şu cevabı verdi:

Yok ya? Nereden bileyim sevindiğini? Haydi bir takla at bir göreyim bakayım. Bir oyna bakalım. Oyna, nasıl oynarsın? Çalsın. Çal bakayım. Çal davulcu. 

Bakan’ın bu çağrısına uyan davulcu çalmaya başlayınca Boğaçayır’da sevincini göstermek için oynamaya başladı.

6 Nisan 2011’deki 1. Uluslararası Teknoloji Bağımlılığı Kongresi’ne katılan Başbakan Tayyip Erdoğan konuşmasında üç çocuk söylemini kendi eşinin evdeki iş yükünü anlatarak şöyle sürdürdü:

Amerikan bezlerinden alınır, o bezler kaynatılır, elde ovuşturulur vesaire… Dört çocuğumu benim eşim böyle büyüttü ama şimdiki annelerin işi kolay. Oradan çocuk bezini al katla, at çöpe, yenisiyle yola devam. Dört çocuk elhamdülillah ama şimdikilere bakıyorsunuz ‘bir tane yeter Başbakanım’ diyor veya ‘iki tane yeter’ diyor. En az üç tane yap, bak şartlar çok kolaylaştı.

AKP Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar 27 Mart 2012’de Zonguldak’ın Çaycuma ilçesindeki bir caminin açılışında yaptığı konuşmada şu saptamalarda bulundu:

Dindar bir nesilden kime zarar gelir? Vatana, memlekete, dinine, kendisine, ailesine faydası olur. Ateist, dinsiz bir gençten hiç kimseye fayda gelmez. 

Sözlerine cami, Kur’an kursu ve İmam Hatiplarin faydalarını sıralayarak devam eden Ulupınar 4 + 4 + 4 eğitim yasasıyla ilgili de şunları söyledi:

Şimdi bu hafta kafamızı gözümüzü de yarsalar, o bant aparatı atıyorlar ya, onu da yapsalar, bıçak da sallasalar, kurşun da atsalar inşallah 4+4+4 geçecek. İmam Hatiplerin de orta bölümü eskisi gibi tekrardan canlanacak. Biz bunun için mücadele ediyoruz. Allah bize bunu nasip edecek inşallah.

Eski Genelkurmay Başkanı Kenan Evren’le birlikte 12 Eylül darbesinde ismi geçenlerden emekli Orgeneral Bedrettin Demirel gazeteci Ahmet Kahraman’la gerçekleştirdiği 15 Eylül 1988 tarihli Milliyet gazetesinde yayımlanan röportajında Kahraman’ın 12 Eylül darbesinin tarihinin birkaç sefer değiştirildiği konusundaki sorusuna şöyle cevap verdi:

Evet öyle durumlar oldu. Zaman bakımından bazı tereddütler oldu. Uygun zaman bulalım… NATO temsilcileri geliyor, biz gidiyoruz. Ankara’da uluslararası toplantılar oluyor. Bayramlar var. Olayların en müsait zamanını beklemek gerekiyordu ki milletin tasvibine uğrasın.  

Demirel’in hükümetteki bakanların hepsinin içten içe darbeyi tasvip ettiklerini söylemesi üzerine Kahraman’ın “O halde neden bir yıl önce darbe yapmadınız da, beklediniz?” sorusu üzerine şunları ekledi:

Olmadı çünkü vasat (ortam)… Genel kanaat, kamuoyu. Kamuoyu aynı merkeze tevcih etmedikçe, tasvibini almadıkça…

Kahraman’ın “Ortamı olgunlaştırmak…” diye eklemesi üzerine, sözlerine şöyle devam etti:

Olgunlaştırmak…. Artık olsun değil de… Kamuoyu artık çare kalmadı. Biz demokrasiyi de zedelemek istemeyiz. Maksat, başka bir kurtuluş yolunun kalmadığını bütün vatandaşlar idrak etsin. 

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Habertürk’te 02 Nisan 2012’de katıldığı programda, Okan Bayülgen’in Londra ve Paris’in gey belediye başkanlarıyla sorunlarını çözdüğü sözü üzerine şöyle dedi:

Her toplumun kendisine göre ahlaki değerleri vardır. Özellikle bizim Türk toplumu olarak Avrupa’daki gey kültürü ile birarada bulunmamız mümkün değil. Bunu tasvip etmek de mümkün değil. Bizim yetişme tarzımız, bizim ahlak tarzımız, bizim anlayış tarzımız biraz değişik. İnşallah bizim Türkiye’de gey olmayacak ve olmamalı.

Başbakan Tayyip Erdoğan 2 Nisan 2012’de katıldığı AKP Genel Merkezi’nde düzenlenen Yerel Yönetimler ve Aile Sempozyumu’nda modern şehirlerin insana ve aileye hükmettiğini, huzurlu ve güvenli şehirler inşa edeceklerini anlattı ve ekledi:

Şimdi gideceğiz gerekirse evleri yıkacağız. Bunun yetkisini aldık mı, aldık. Yasal düzenlemeleri buna göre, kentsel dönüşüm değişimle beraber yaptık, yapıyoruz, yapacağız. Onun için tüm milletime sesleniyorum işimizi kolaylaştırın.