Arşiv

Author Archives: antienflamatuar

1993 yılında Sedat Çolak’ın sahibi olduğu AY-BA İnşaat tarafından 120 milyar liraya alınan Pendik’teki bir arazinin, Kemal Ilıcak aracılığıyla İLKSAN’a (İlkokul Öğretmenleri Yardımlaşma Sandığı) 340 milyar liraya satılmak istendiği, satışın tamamlanabilmesi amacıyla İLKSAN’a Milli Eğitim Bakanlığı aracılığıyla, Maliye Bakanlığı tarafından 300 milyar liralık ödenek sağlandığı ve ödeneğin verilmesinin ardından satışın gerçekleştiği iddia edilmişti. O dönemde İLKSAN skandalı olarak adlandırılan bu iddiaların ardından dönemin Başbakanı Süleyman Demirel 13 Nisan 1993’te olayla ilgili bir açıklama yaptı ve şunları söyledi:

Arsanın alınması için talimatı ben verdim, parayı da ben ödedim. Bu İLKSAN olayında bir kanunsuzluk varsa, yanlışlık varsa sorumlusu benim. Verdimse verdim, ne olmuş?

7 Şubat 1993 tarihinde bir açılışa katılan dönemin İçişleri Bakanı İsmet Sezgin gazetecilerin Uğur Mumcu cinayetiyle ilgili gelişmeleri sormaları üzerine şu açıklamalarda bulundu:

Uğur Mumcu cinayetini mutlaka çözeceğiz. Başbakan ve Başbakan Yardımcımız ile benim bu konuda namus sözümüz var. En küçük olasılıklar, en küçük ipuçları değerlendiriliyor. Umut ediyoruz ki kısa zamanda bu konuyu çözeceğiz.

Sezgin basın mensuplarını kastederek sözlerine şöyle devam etti:

Cinayetlerin çözülmemesi için elinizden geleni yapıyorsunuz. Yazıp yazıp duruyorsunuz ve ipuçları elden kaçıyor.

28 Şubat 1997 tarihinde yapılan MGK toplantısı sonrasında yayınlanan ve dönemin koalisyon hükümetine (DYP- Refah Partisi) verilmiş bir muhtıra olarak yorumlanan “bildiri ve tavsiye kararları” sonrasında dönemin DYP Kilis Milletvekili Doğan Güreş 4 Mart 1997 tarihinde Milliyet Gazetesi’nden Fikret Bila’ya şu açıklamaları yaptı:

MGK kararları tavsiye değil, hükümete bildirimdir. Anayasa’ya göre hükümet bu bildirimi öncelikle dikkate almak zorundadır. … Anayasamızda tanımlandığı gibi MGK, milli güvenlik siyasetini tayin eder ki bu bütün politikaların tanrısıdır, anayasasıdır. Buna aykırı davranılması düşünülemez. 

13 Haziran 2001’de kız kardeşlerini viyadükten atarak öldüren iki erkeğin  mahkemede cinayeti kız kardeşlerinin evden kaçması ve erkeklerle birlikte olması nedeniyle işlediklerini söylemeleri üzerine, mahkeme sanıkların cinayeti ‘ağır tahrik altında’ işlediklerine hükmetti ve ceza indirimine karar verdi. Söz konusu olay üzerine dönemin ANAP Milletvekili Mecit Piruzbeyoğlu Milliyet Gazetesine şu açıklamayı yaptı:

Bir kızın bağlı  olduğu yer ailesidir. Birisi gelip isteyecek, karşı taraf da verecek. Ama dışarı çıkıp türlü erkeklerle oturup kalkması, Doğu ve Güneydoğu’da ağır tahrik kabul edilir. Sınırsız hürriyet yoktur. Erkek olsun, kadın olsun yöresinin, ailesinin bazı kurallarına uymak zorundadır. Eğer siz kuraldışı hareket ediyorsanız, aileniz toplumun baskısı altında ezilir. Toplumun baskısı, o kardeşleri o yola sürüklemiştir. Durum ağır tahriktir. 

CHP İstanbul Milletvekili Esfender Korkmaz 8 Aralık 2009 Salı günü yapılan meclis oturumda söz alarak konuyu hükümetin o dönemde yürütmekte olduğu Kürt açılımına getirdi ve şöyle dedi:

Değerli arkadaşlar, Türkiye’de eğer devleti zayıflatırsanız, devletin uygulamalarını, devletin imajını zedelerseniz işte bugünkü ortamı yaratmış olursunuz. Bugünkü ortam, devletin zayıflaması ve hükümetin devamlı taviz vermesi üstüne oluşmuş bir ortamdır. Taviz nasıl veriyoruz? Verdiğimiz taviz, terör örgütüyle devletin aynı kefeye konulmasına yol açmıştır…

Siyasi kaosu hükümet taviz vererek, “açılım” adı altında aslında çeşitli taviz vererek, devleti zafiyete uğratarak sağlamıştır… Bu dışarıdaki kaosu kim çözecektir? Eğer siz çözebilseydiniz bu kaosu yaratmazdınız. Madem kaos yarattınız, bırakın Türkiye’nin milli kurumları, Türkiye’nin ordusu ve halkın beklentisi bu kaosu çözsün… Ben demiyorum ki “Türkiye’de illa müdahale olsun”. Ama halk, halk müdahalenin zaruri hale geldiğine karar verirse olur. Bunu halka söyletmeyin.

13 Ekim 2011 tarihinde otomotiv, sigara, içki ve cep telefonlarından alınan Özel Tüketim Vergileri çeşitli oranlarda arttırıldı, 14 Ekim 2011 tarihinde vergilerin arttırılmasıyla ilgili bir açıklama yapan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek şunları söyledi:

… Cep telefonlarındaki ÖTV de tamamen cari açığa yönelik bir tedbir. ÖTV’deki artış haksız rekabeti önlemeye yönelik. Tütün mamulleri tamamen bir güncelleme. Bu artışları bir vergi artışı ve bir zam olarak görmemek lazım. Tamamen güncelleme olarak görmek lazım. Bütün harcamalarımız en az deflatör olarak artıyor. Bazı sosyal harcamalarımız bunun çok ötesinde artıyor. Maktu vergilerin sabit kalmasının bu vergilerin değerini düşürmesi nedeniyle bu düzenlemeleri yaptık.

http://siyasetendogru.com/tag/bulent-gedikli/AKP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Norveç Savunma Bakanı Espen Barth Eide ile tartışmasını 27 Kasım 2011 tarihinde şöyle yorumladı:

Norveçli Bakan Türkiye’yi övüyor. Diyor ki ‘Türkiye son 10 yılda çok güzel noktalara geldi, çok iyi noktalara geldi, AB standartlarında bir Türkiye görüyoruz.’ Beyefendi bundan memnun olmuyor. Buna itiraz ediyor, neden memnun olmuyorsun bundan. Zaten ne yapsak bunlar memnun olmuyor. Bunlarda kronik mutsuzluk sendromu var. Memnun olmadıkları için kimseyi memnun edemiyorlar, kendi içlerinde de her türlü sorunu yaşıyorlar. Cari açıktan bahsediyor. İtibarlı bir ülke bu kadar cari açık verir. Demokrasi açığı yoksa, cari açık önemli değil.