Arşiv

Author Archives: esrakafa

Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mükerrem Taşçıoğlu, Türk-İş’in 1987 yılını eylem yılı ilan ettiğine ilişkin soruları yanıtlarken 15 Ocak 1987’de Cumhuriyet’e şöyle konuştu:

O lafı hiç etmesinler ve iştahlı olmasınlar. Her şeyden önce kongrelerinde ifade-i meram ettiğine şükür etsinler.

Taşçıoğlu aynı görüşmede, yapılan grevlerle ilgili görüşlerini içten bir dille anllattı:

Grevi sevmiyorum. Grevi sevmiyorum derken, lokavtı sevmiyorum anlamayın. Grev bir ihtilafın tezahürüdür. Ben barış taraflısıyım. Aslında kimse keyfinden grev yapmaz. Ücretinin kesilmesine razı olmaz.

Eski Başbakan Turgut Özal 12 Ocak 1987’de kendisine başörtüsü hakkı için mektup vermek isteyen Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencilerden Nihat Kaya ile yaptığı kısa görüşmede, nişanlısının derse başı açık girmesi durumunda günahlarının devlet tarafından üstlenileceğini şöyle açıkladı:

Nişanlın başını inandığı için örtüyorsa devam etsin, ama derslere başı açık girsin. Böyle girerse bunun günahı onun değil, onu oraya öyle sokanlarındır. Bu kuralı koyanlarındır.

Mesut Yılmaz, Enver Aysever’e verdiği ve 23 Aralık 2011’de Birgün gazetesinde yayımlanan demecinde, özellikle Susurluk kazası özelinde derin devlet yapılanması üzerine konuştu ve nelerin devlet sırrı sayılması gerektiğine dair örnekler verdi:

Devlet sırrı dışındaki tüm bilgiler raporda var. Devlet sırrı olanlar Azerbaycan’da darbe girişimi, Yunanistan’a orman misillemesi gibi konular.

Yunanistan’ın bu açıklamalara tepki göstermesi ve Yunan hükümetinin ortaklarından Yeni Demokrasi Partisi Dış Politika Sorumlusu Panos Panayotopulos’un hükümetten zararlarının tazmin edilmesini istemesi üzerine Yılmaz, 27 Aralık 2011’de yaptığı yazılı bir açıklamada söylediklerinin yanlış anlaşıldığını belirtti ve şu açıklamaları yaptı:

Konu tamamen bir yanlış anlamadan kaynaklanmaktadır. Sayın Enver Aysever ile yaptığım bir telefon görüşmesinde devlet sırrı kavramının hangi hallerde geçerli olduğu sorusu üzerine bunun münhasıran dış politika konularıyla ilgili olduğu, örneğin 90′lı yıllarda Ege sahillerimizde meydana gelen orman yangınlarının Yunan gizli servisiyle ilişkili olduğuna ilişkin değerlendirmelerin, bu bilgiler kanıtlanmadıkça yayınlanmasının dış politikamız açısından sakıncalı olacağı ifade edilmiştir. Anlaşılacağı gibi olay Yunanistan’daki değil Türkiye’deki orman yangınlarıyla ilgilidir.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 5 Haziran 2010’da İnternet Habercileri Buluşması’nda yaptığı konuşmada şunları söyledi:

Youtube’un IP’lerini Atatürk’e hakaret içerikleri bulunduğu için yasakladık. Ancak Google, Youtube için Google’ın IP’lerini kullanmaya başlayarak sızmaya çalıştı. Kendileriyle defalarca toplantı yaparak isteklerimizi anlattık ama karşılığını alamadık. Bu ülkeyi Google mı yönetecek?

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, 2003 senesindeki 23 Nisan resepsiyonu için eşinin ismini davetiyeye yazdırmış, fakat sonrasında komutanların protestosuyla karşılaşmıştı. Arınç, 14 Nisan 2004’te düzenlediği basın toplantısında bir gazetecinin 23 Nisan resepsiyon davetiyeleri ile ilgili olarak: “Resepsiyon davetiyelerinde sadece kendi isminizi yazmışsınız. Bu defa eşinizin ismine yer vermediniz. Daha öncekilerde vardı. Bunun nedeni nedir??” sorusuna sinirlenerek, şu cevabı verdi:

Bunun karşılığı şeyini şey ettiğimin şeyidir.

Dönemin TBMM Başkanı Bülent Arınç 2 Haziran 2003’te Japonya’daki Tokyo Camii’ni ziyareti sırasında yaptığı açıklamada şöyle dedi:

Komünizm zulmünden kaçıp buraya gelenler, bir gün buraya bir cami yaptıracaklarını hayal edemezlerdi ama görüyoruz ki bu gerçek olmuş. Umarım Japonlar da İslamiyet’i tanıdıkça, bu camiye gelip ibadet edenleri gördükçe, hak dinini intisap edeceklerdir.

Konya İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Özer, 11 Kasım 2003’te düzenlenen Okul Müdürleri Toplantısı’da yaptığı konuşmada bazı kadın öğretmenlerin dar kıyafetlerinin öğrencileri tahrik ettiğini iddia ederek şöyle konuştu:

O kadar dar giyilmiş bir pantolon ki, vücudunun tüm hatları belirgin. Derse girdiği öğrenci 15 yaşında ve karşısında tüm hatları belirgin bir kadın. Ortaöğretim okullarının birinde son sınıf öğrencilerinden biri, öğretmenine ilanı aşk yapıyor. Problem büyüdü ve soruşturmalık hale geldi. Bana, o öğretmen öğrenciyi tahrik ediyor gibi geliyor. Vücut hatlarının şekli çocuk üzerinde olumsuz davranışlara neden oluyorsa ve ben tahrik oluyorsam bu ayıp değil midir?