Arşiv

Author Archives: beşer

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde oluşturulan alt komisyon 5 Ocak 2012 tarihinde bir oğlu dağda bulunan, diğer oğlu da çatışmada ölen Mehmet Karakaya’yı dinledi. MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu babaya “Seyit misiniz?” sorusunu sordu. Babanın onaylaması üzerine ise şu saptamada bulundu:

Seyitseniz Kürt değilsiniz.

Halaçoğlu’nun bu sözleri üzerine BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü’nün protesto ederek masaya kalemini atması üzerine Halaçoğlu şöyle konuştu:

Peygamber soyundan gelen seyit Kürt olamaz. Arap olur. 

Kürkçü’nün “Seyit sadece Arap’la mı evlenir?” diye tepki göstermesi üzerine Halaçoğlu şöyle yanıt verdi:

Soy babadan gelir. Bunu öğrenin. 

Ergenekon davası kapsamında örgütün ara yöneticisi olma ve örgüt adına Hizb-ut Tahrir örgütü içine sızarak faaliyetlerde bulunduğu iddiasıyla yargılanan Teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin telefonuna Hizb-ut Tahrir üyelerinin telefon numaralarının polis tarafından yüklendiğini iddia eden sanık avukatlarının suç duyurusunda bulunması üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü 26 Ocak 2011’de şu açıklamayı yaptı:

Aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınan Mahmut Oğuz Kazancı’nın GSM telefon rehberi kayıtlarının sanık Çelebi’nin GSM telefon ve sim kart çözüm tutanağında da yer aldığından bahisle, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2 Aralık 2010 tarihli talimatı üzerine her iki sanığın telefon ve sim kart çözüm tutanakları yeniden incelenmiş, Hizbü-t Tahrir terör örgüt üyeliğinden hakkında dava açılan Kazancı’nın telefonuna ait rehber bilgilerinin sehven Çelebi’nin telefonuna ait rehber dökümlerinin içerisine eklenmiş olabileceği değerlendirilmiş ve hazırlanan yeni tespit tutanağı 21 Aralık 2010 günü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiştir.

Bu süreç sonrasında Teğmen Mehmet Ali Çelebi tahliye edilmiş, İçişleri Bakanlığı tarafından suçlu bulunan polisler hakkında ise bir soruşturma açılmamıştı.

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç 2 Ağustos 2004 yılında TOKİ’de milletvekilleri için konut yapması girişimiyle ilgili gazetecinin sorduğu soruya gazeteci Bekir Coşkun’u kastederek şöyle cevap verdi:

TOKİ moki diye kafanızdan bir şeyler çıkarmayın. Bakın TOKİ moki derken, adamın Pako’su öldü. Meclis açılacak ona bakın.

15 Şubat 2012 tarihinde düzenlenen  2. Ulusal IPv6 Kongresi’ne katılan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ulusal siber güvenlik eylem planının hayata geçirileceğini söyleyerek şöyle konuştu:

Asıl amaç, saldırı olduktan sonra tamirat değil, saldırı olmadan önce takip. Yani internet, bilişim ve donanım alt yapımıza 7 gün 24 saat her an olabilecek bir saldırıyı, bir hatayı önceden fark edip etkisiz hale getirmektir. Bu amaca yönelik bir yapılanma olduğu açıktır. Bunu yapmaya karar verdik. Esasen var olan bir yapıyı ulusal düzeyde daha geniş ölçekte ele alma hadisesidir.

Konuşmasının devamında hackerları da uyaran Yıldırım, şunları söyledi

Bu iş, iki tarafı keser, onlara da zararı var. Keskin sirkenin zararı küpünedir.

Osman Durmuş’un Sağlık Bakanı olduğu dönemde Sağlık Meslek Liseleri Ödül ve Disiplin Yönetmeliği Sağlık Bakanlığı tarafından değiştirildi ve okul müdürüne bekaret kontrolü yetkisi veren şu değişiklik 13 Temmuz 2001’de yürürlüğe girdi:

Örgün Eğitim Dışına Çıkarma Cezasını Gerektiren Davranışlar Şunlardır:

d- Fuhuş yapmak ya da  cinsel ilişkiye girmiş olduğu tespit edilmiş olmak.

Yönetmelik Sağlık Meslek Liselerinin Milli Eğitim Bakanlığına devredilmesiyle, 23 Temmuz 2009’da yürürlükten kalktı. 31 Ocak 1995 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Ödül ve Disiplin Yönetmeliği’ndeki “iffetsizliği tespit edilmiş olmak” maddesi ise 26 Şubat 2002’de kaldırılmıştı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 1 Ağustos 2009’da Bursa İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada ‘Kürt açılımı’nı şu sözlerle eleştirdi:

Türkiye’de hiçbir kişi, Kürtçe konuşan kardeşim olarak PKK’nın yandaşı veya onun destekçisi değildir. Zorla destekçi olarak görülmektedir. PKK’nın ucu Yunanistan’dadır, AB’dedir, Suriye’dedir. Orada yaşayan insanlar kardeşimiz olarak Kürtçe konuşuyorlar diye PKK’lı sanmayın, onlar da Türk milletidir. … 25 yıldan beri dağda gezenlere Türkiye’ye böldürmek istiyorsanız, 50 yıl dağda gezmeye hazır olan, Türkiye’yi böldürmeyecek MHP var. 25 yılda Türkiye’nin idaresini almaya çalışanlar, 50 yılda dağda yaşamayı kabullenmiş insanları yorumladığında Türkiye’nin bütünlüğüne sahip çıkılmasını iyi anlamaları gerekir. Demokratikleşme süreci adı altında ayrışmayı, bölünmeyi, parçalanmayı öngören bir yaklaşımı bir arada düşünmek ve sözde bir aydın olarak her gün televizyonlarda demokratikleşme süreci adı altında Türkiye’nin bölünmesine katkı sağlayan konuşmaları dinlemekten bu millet usanmıştır. 

Zinanın yeni TCK’da suç sayılıp sayılmayacağının çokça tartışıldığı, dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in ‘hükümet olarak zinanın suç sayılması gerektiği kanaatini taşıdıklarını’ söylediği bir dönemde Sağlık Bakanı Recep Akdağ da konu hakkındaki fikrini 10 Eylül 2004’te uzmanlık alanından bir tehlikeye parmak basarak dile getirdi:

Bütün Avrupa ve gelişmiş ülkelerde tek eşlilik konusunda teşvik var. Zina tek eşliliğin dışında yaşanan bir iştir ki, hem cinsel hastalıklar hem de kişinin cinsel hayatını ruhsal anlamda da olumsuz etkiler. Türkiye’de şu anda kayıtlı AIDS vaka sayımız 2 binin altındadır. Avrupa ülkelerine kıyasla iyi bir noktadayız. Bu demek değildir ki AIDS virüsü bizim insanımıza da bulaşmaz; çok dikkatli olunmalıdır. Tek eşlilik meselesi çok önemlidir. İnsan cinsel hayatını bu anlamda kontrol altına almalı, kendini tehlikeye atmamalıdır.