Arşiv

binali yıldırım

22 Haziran 2012 Cuma günü Ankara’da devam eden metro inşaatında gerçekleşen göçük sonrası bir vatandaş yığının altında kalmış, cesedine günler sonra ulaşılmıştı. Konuyla ilgili olarak 26 Haziran’da konuşan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım şöyle bir değerlendirmede bulundu:

Yeraltında çalışıyoruz, Ankara’nın altında elektrik devreleri, kanalizasyon devreleri, her türlü şebekeler mevcut. Tedbirler alınmakla beraber zor bir iştir. Buna benzer olaylar yine de beklenebilir. Dünyada da böyledir, normaldir. Şimdiden hemen sonucu nedir, sorumlusu kimdir, araştırma inceleme yapmadan hüküm vermek haksızlık olur.

15 Şubat 2012 tarihinde düzenlenen  2. Ulusal IPv6 Kongresi’ne katılan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ulusal siber güvenlik eylem planının hayata geçirileceğini söyleyerek şöyle konuştu:

Asıl amaç, saldırı olduktan sonra tamirat değil, saldırı olmadan önce takip. Yani internet, bilişim ve donanım alt yapımıza 7 gün 24 saat her an olabilecek bir saldırıyı, bir hatayı önceden fark edip etkisiz hale getirmektir. Bu amaca yönelik bir yapılanma olduğu açıktır. Bunu yapmaya karar verdik. Esasen var olan bir yapıyı ulusal düzeyde daha geniş ölçekte ele alma hadisesidir.

Konuşmasının devamında hackerları da uyaran Yıldırım, şunları söyledi

Bu iş, iki tarafı keser, onlara da zararı var. Keskin sirkenin zararı küpünedir.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, 26 Ocak 2012’de Siber Güvenlik Hukuk Çalıştayı’nda yaptığı konuşmada internet ve siber güvenlik meselelerine değindi, internetin vatandaşların hayatına ne gibi değişiklikler getirdiğini şu sözlerle özetledi:

Eskiden delikli demir çıktı mertlik bozuldu derdik, şimdi internet çıktı, hem mertlik bozuldu hem güvenlik yok oldu. 

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 5 Haziran 2010’da İnternet Habercileri Buluşması’nda yaptığı konuşmada şunları söyledi:

Youtube’un IP’lerini Atatürk’e hakaret içerikleri bulunduğu için yasakladık. Ancak Google, Youtube için Google’ın IP’lerini kullanmaya başlayarak sızmaya çalıştı. Kendileriyle defalarca toplantı yaparak isteklerimizi anlattık ama karşılığını alamadık. Bu ülkeyi Google mı yönetecek?

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım 12 Ağustos 2011’de katıldığı bir açılış töreninde ‘bulut sistemi’nden ne anladığını şu sözlerle açıkladı:

Bulut sistemi dedikleri bir şey var şimdi. Son zamanlarda herkes oraya birşey atıyor, gelen oradan işine yarayanı alıyor kullanıyor. Ben böyle anlıyorum, belki farklı bir şeydir. Sistematik bir şey yok artık, abur cubur dolduruyorsun, herkes ihtiyacını ordan alıyor ama hiç de karışmıyor. İstediğini buluyorsun. Bu bilişime fazla kafayı yorarsan sıyırırsın. Kullanacaksın, nimetlerinden kullanıp, yararlanıp, işini göreceksin. Kafayı taktın mı, o zaman işin kötü. Hikmetine çok fazla şey yapmamak lazım. 

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım 16 Şubat 2011’de katıldığı  Polatlı’daki hızlı tren istasyonunun açılışında yaptığı konuşmada şu sözleri sarf etti:

Bölünmüş yollarda sollamayı bitirdik, siyasette de solu bitirdik. Çünkü hizmet ederseniz bu millete, bu millet sizin arkanızdan ayrılmaz. … İnsanı yücelt ki devlet yücelsin anlayışıyla çalışan bir iktidar var. Bu ülke insanına sevdalı bir dünya lideri Recep Tayyip Erdoğan var. Onun ekibi olarak bu hizmetleri sizlere getirdik bundan sonra da getirmeye devam edeceğiz.

Uzmanların yeterli altyapı olmadığı gerekçesiyle karşı çıkmasına rağmen hizmete sokulan hızlı trenin Pamukova’da kaza yapmasıyla ve 41 kişinin ölmesiyle ilgili 14 Eylül 2004’te gazetecilerle konuşan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım bir gazetecinin “Yani vicdani bir şeyle ilişkilendirmiyorsunuz öyle mi?” sorusunu şöyle yanıtladı:

Hayır hayır. Ben çok rahatım canım, birşey yok. Kazanın hızlandırılmış tren uygulamasıyla hiçbir alakası yok. Kazanın dar yarıçaplı kurpta aşırı hızdan olduğu açık ve nettir. Ha demiryollarının altyapısı yeni bir şey mi canım, orada ATV sistemi olacak. Bunlar opsiyon. Her şeyi istiyoruz da, niye adam 80’le gitmesi lazım gelirken 130’la gittin arkadaş diye sormuyorsunuz?

Gazetecinin “Bakan siz olduğunuz için…” demesi üzerine de şöyle konuştu:

Ama o direksiyonu ben kullanmıyorum ki kardeşim. Adama vermişiz standartları, ne yapacağını vermişiz. Yapmıyorsa ne yapacaksınız?

Bu kazayla ilgili davanın son duruşması 19 Aralık 2011’de görüldü ve zamanaşımı süresinin iki hafta sonrasına denk gelen 7 Şubat 2012’ye bırakıldı.