Arşiv

bülent ecevit

3 Ocak 2005 tarihinde Milliyet gazetesi muhabiri Fikret Bila, Bülent Ecevit ile yaptığı mülakatta, o dönem Prof. Dr. Yalçın Küçük tarafından ortaya atılan ‘İsmet İnönü’nün Bülent Ecevit’e vaktinde “Musul’u al” vasiyetinde bulunduğu’ iddiasını sordu. Bülent Ecevit, vasiyeti doğrularken, konu ile ilgili görüşlerini belirtti:

1970’lerde ve sonraları Kuzey Irak’la güvenlik problemimiz olduğu zaman askerlerimizi gönderirdik ve Saddam Hüseyin buna ses çıkarmazdı. Başka ülkenin askerleri kendi topraklarında bilinsin istemediği için pek tepki vermezdi. Irak’la da ilişkilerimiz çok iyiydi. O nedenle müdahaleye gerek yoktu. Fakat bugün şartlar oluşmuştur. … Benim şartlar oluştu derken kastettiğim şudur: Türkiye, Kuzey Irak’a girmezse Kuzey Irak Güneydoğu’ya inecektir. Kuzey Irak’taki Kürtler siyasi olarak tek çatı altında toplanıyor, buna Güneydoğu’daki Kürt kökenli vatandaşlarımızın da iştirak etmesi isteniyor. Söz konusu olan bu. Eğer tek çatı altında toplanma gerçekleşirse, geriye bağımsızlık ilanı kalır. Bu Türkiye’nin parçalanması anlamına gelir. Bunun işaretleri görünüyor. Türkiye’nin önlemini alması gerekir. Eğer geç kalırsa, bölünmeye sürüklenir. Ben geçenlerde Sayın Cumhurbaşkanı’na çıkarak bu kaygımı ve bu görüşümü aktardım.

2 Mayıs 1999’da yapılan TBMM oturumuna başörtüsüyle katılan FP milletvekili Merve Safa Kavakçı, protestolar sebebiyle yeminini bitiremeden “Dışarı” sesleriyle Genel Kurul salonundan ayrıldı. Bunun üzerine söz alan dönemin başbakanı Bülent Ecevit, Kavakçı’ya yönelik olarak şu sözleri kullandı:

Türkiye`de hanımların giyim kuşamına, başörtüsüne özel yaşamlarında hiçkimse karışmıyor. Ancak, burası hiçkimsenin özel yaşam mekanı değildir. Burası, devletin en yüce kurumudur. Burada görev yapanlar, devletin kurallarına, geleneklerine uymak zorundadırlar. Burası, devlete meydan okunacak yer değildir. Lütfen bu hanıma haddini bildiriniz!

F-tipi cezaevlerini protesto etmek için yapılan ölüm oruçlarına karşı 19 Aralık 2000’de gerçekleştirilen, 30 mahkum ve 2 askerin hayatını kaybetmesine ve çok sayıda mahkumun yaralanmasına sebep olan “Hayata Dönüş Operasyonu” sonrası aynı gün Başbakanlık’ta gazetecilerin sorularını yanıtlayan dönemin başbakanı Bülent Ecevit müdahaleyi şu sözlerle savundu:

Bu mücadele teröristleri kendi terörizmlerinden koruma ve kurtarma girişimidir. Bütün güvenlik güçlerimiz, tam bir uyum içinde ve sabırla çalışıyorlar. Cana kıyılmaması için ellerinden geleni yapıyorlar.