Arşiv

cemil çiçek

Dönemin Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek 3-14 Mayıs 2010 tarihleri arasında Cenevre’de düzenlenen Evrensel Periyodik İnceleme Mekanizması Toplantısı’na katıldı ve ‘taş atan çocuklar’ sorununa şu şekilde değindi:

Burada ülkemizde, kimi bölgelerde nüfus kayıtlarının fiili durumu yansıtamadığı, kayıtlara göre çocuk görünen bazı kişilerin esasen erişkin olduklarının dikkate alınması yararlı olacaktır.

Dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek 301. maddenin değiştirilmesi tartışmalarıyla ilgili 6 Ocak 2006 tarihindeki NTV canlı yayınında şöyle konuştu:

Her farklı uygulamayla yasa değiştirilirse, ceza kanununda madde kalmaz. Bu maddeler İtalya’da, Almanya’da, Fransa’da da var ama uygulanmıyor. Sorunumuz uygulamadan. 

Maddeyle ilgili sözlerine devam eden Çiçek, Türklüğe hakaret suçlamasıyla yargılanan ve sonraları hakkında “301’i başımıza o açtı” dediği Orhan Pamuk’un davasıyla  ve 301’in gündemdeki yeriyle ilgili de şunları dedi:

Böyle anlaşılmasına kendisi de yardımcı oldu. Savcıya dediğini Haziran’da söylemek yerine olay gündeme geldiğinde ‘Ben Türk olmakla mutluyum’ ifadelerini söylemiş olsaydı, Türkiye bu kadar bu sıkıntıları yaşamazdı. Aydın sorumluluğu bunu gerektirmiyor mu? Orhan Pamuk’un ‘Milletimden özür dilerim’ demesi gerekmez miydi? Ben yanlış anlaşılırsam özür dilerim hep.

Halkın gündeminde 301. madde yok. İsterseniz gidip Çıkrıkçılar Yokuşu’ndaki, Hacı Bayram’daki halka soralım. Gündemleri bu değil. Ama entellektüellerin gündeminde bu var.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Ankara OSTİM Organize Sanayi Bölgesi yönetim binasında, iş adamlarına yaptığı 21 Ağustos 2010 tarihli konuşmada teröre değindi:

…Terör örgütü, ki Türkiye 40 yılı aşkın bir zamandır bununla uğraşıyor. 80’den önce ideolojik terör, 80’den sonra sağ-sol terörü. Sadece Ermeni terörü de değil, Ermeni terörü ile PKK terörü arasında yakın işbirliği var, bunlar kan kardeşidir. O devreden çekildi, işi bu tarafa verdiler. Zaten, özür dilerim, bir kısım teröristlerin sünnetsiz oluşu, çok şeyi ifade ediyor demektir. Yani bu, bir rivayet falan değil, biz kimin ne olduğunu iyi biliyoruz

Temmuz 2010’da Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Yozgat’ta katıldığı Meslek Yüksek Okulları temel atma töreninde eğitim konusuna değindi:

Nijerya’daki Nijeryalılara Türkçe’yi öğrettik, Hakkari’dekine, Diyarbakır’dakine halan Türkçe’yi öğretemedik. Bu, devletimizin ayıbıdır, bizim ayıbımızdır. Çünkü eğitime yeteri kadar önem vermedik, veremedik. Bunun bedelini yoksulluk olarak ödüyoruz, terör olarak ödüyoruz.

2005’te Van 100. Yıl Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı Enver Arpalı, yolsuzluk iddiasıyla Savcı Ferhat Sarıkaya’nın yürüttüğü operasyonda tutuklandı. Dört ay mahkemeye çıkarılmadı ve  cezaevinde intihar etti. Dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek Arpalı’nın intiharını şöyle değerlendirdi:

Maalesef öyle (intihar) gözüküyor. İp olmasa bile çarşaf var orada. Çarşafı kesiyor yine yapıyor. Çarşafsız da yatıracak halimiz yok.

2005’te Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılması planlanan Osmanlı Ermenileri konferansıyla ilgili dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek 24 Mayıs’ta Genel Kurul’da şu sözleri sarfetti:

Milletçe, devletçe yoğun çaba içindeyken bu çabaları arkadan hançerlemek ne anlama geliyor? Şimdi siz, o zaman falanca ülkenin parlamenterlerini nasıl ikna edeceksiniz? Bunlar pekala diyecek ki ‘Siz bizi ikna etmeyin, gidin Boğaziçi Üniversitesi’nde, Boğaz’a bakarak bu yalanları söyleyenleri ikna edin.’ Dolayısıyla bu, Türk milletini arkadan hançerlemektir. Bunu açık olarak söyleyebilirim. Birçok cemiyetler, dernekler var ya, ‘Bu ülkede özgürlük yok’ diyorlar ya, bu ülkede milleti arkadan hançerleme, bu millete iftira etme özgürlüğü var. Hükümet olarak bir yetkimiz olsaydı gereğini yapardık. Keşke Adalet Bakanı olarak dava açma yetkisini devretmeseydim. Şimdi YÖK ne yapacak merak ediyorum. Boğaziçi Üniversitesi ne yapacak, onu merak ediyorum. Milletimiz de merak ediyor. Bu sorumsuzluk, bu ciddiyetsizlik, bu millete küfretme, bu milletin nüfus cüzdanını taşıyanların bu milletin aleyhine propaganda yapma, hıyanet etme dönemini artık kapatmamız lazım.

Konferans Boğaziçi Üniversitesi’nden Bilgi Üniversitesi’ne alındı.

2009 yerel seçimlerinden sonra dönemin Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek  DTP’nin aldığı sonucu yorumluyor:

 Iğdır’ı da aldılar, yani Ermenistan sınırındalar. AKP o bölgede sadece Mardin’i kazandı. Tamam, Ankara’yı aldık diye sevinebiliriz, CHP de İzmir’i aldık diye övünebilir. Ama bu kutlamanın Türkiye’nin güvenlik açısından sorunlu bölgesine yardımı olmaz. Oraya ayrıca dikkatle bir bakmak gerekir.