Arşiv

halil bakırcı

2 Kasım 2005’te Tutuklu Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği (TAYAD) üyeleri Rize’de, ölüm orucunda hayatını kaybeden Zehra ve Cana Kulaksız’ın mezarlarını ziyaret etti. Mezarlık dönüşü basın bildirisi dağıtmak isteyen TAYAD’lılara yaklaşık 300 kişilik bir grup linç girişiminde bulundu. Dönemin AKP Rize Milletvekili Abdülkadir Kart ertesi günkü protokol bayramlaşma töreninde olayları şöyle değerlendirdi:

Ne yapmak istedikleri belli. Trabzon’da da, Rize’de de F tipi cezaevi bulunmuyor. Buraya gelip insanımızın huzurunu bozmaya kimsenin hakkı yok. Devletine ve milletine son derece bağlı Karadeniz insanı onlara gerekli dersi verdi. Derslerini aldılar. Bir daha buraya gelmeye cesaret edemezler.

Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı ise olaylar hakkında şunları söyledi:

Pencereden, belediye binası önünde birilerinin tartıştığını gördüm. Sonradan öğrendim ki, TAYAD üyeleri pankart açmaya çalışmış. Eğer onlar olduğunu bilsem, inip ben de vururdum. Kimsenin, insanımızın sabrını taşırmaya hakkı yok. Halkımız gereken cevabı verdi. 

2009 yazında, Rize’deki fuar alanında bir portatif işyeri kiralayan ve burada karakalem portre resim, dövme gibi işler yapan üniversiteli öğrencilerin işyeri ‘Rizeli gençlere kötü alışkanlıklar kazandırdıkları’ gerekçesiyle kapatıldı. Belediye Başkanı Halil Bakırcı 15 Temmuz’da bu gerekçeyi şöyle açıkladı:

Gençliğe örnek olacak işyerleri açılmasına biz de yardımcı oluruz. Ancak bu işyerlerinde uygunsuz halde bayanlar duruyordu. Gençliğimizin çeşitli yerlerine dövmeler yapıyorlardı. Bu ne bizim kültürümüze ne de bizim dinimize uyar. Rize gençliği ve Rize halkı böyle bir şeyi kaldıramaz. Rize’de bunlarla ilgili büyük tepki aldım. Biz dükkanı onlara gençliği kötü yönde aşılasınlar diye vermedik. Hiç kimse Rize’nin gençliğini bozamaz.

Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı 29 Haziran 2010’da yaptığı bir konuşma esnasında Kürt meselesine şöyle bir çözüm önerdi:

… Zaman zaman ikinci eşler de olmuştur. Bu bizim kültürümüzde vardır. Kanunlarımız buna müsait değildir ama maalesef Türkiye’de oluyor. Bu tip hallerde, işte insan belli bir yaşa gelmiştir, çocuğu olmuyor veya eşi rahatsızdır. Bunu söylemek istemiyorum ama Türkiye’de görünen bir gerçek vardır. Bu gerçeği kabullenelim. İnsanlar, evlilik ihtiyaçlarını metres veya benzer şekilde tamamlıyor. Bu tip insanların bunlara girmemesi lazım; o bölgelerden veya oradaki insanlar bu bölgelerden evlilikleri, hısımlıkları arttırarak bu sorunu otuz yıl gibi kısa bir sürede – belki de devletin bunu biraz teşvik etmesi lazım – aza ineceğine, çözüleceğine inanıyorum.

Gelen tepkiler üzerine ertesi gün gerçekleştirdiği özür konuşmasında da :

Doğu illerinden kız alışverişinin devam etmesi gerektiğini vurgulamak

istediğini belirtti.