Arşiv

kemal unakıtan

Dönemin Maliye Bakanı Kemal Unakıtan 23 Ocak 2008’de, 2007 bütçe uygulamalarıyla ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Toplantı öncesi kahvaltı esnasında yanındaki müsteşar Hasan Basri Aktan’ın mikrofonların açık olduğunu unutup, Yusuf Ziya Özcan’ı kastederek “Yeni YÖK başkanının havası değişmiş. Gayet güzel sözler söylüyor” demesi üzerine gülerek şöyle dedi:

İsterse söylemesin. 

Aktan buna karşılık,  “Bu ortamdan faydalanıp üniversite reformunu da yaparsak, sayın bakanım, hükümet olarak çok ciddi bir başarı olur. 300 milyona yakın, üniversitelere iyileşme yapıyoruz yıllık. Gülüp oynasınlar. Daha sesleri çıkmaz.” dedi.

Yusuf Ziya Özcan da başkanlığa atandıktan dört gün sonra, 14 Aralık 2007’de dönemin Meclis Başkanı Köksal Toptan’ı makamında ziyaret etmiş ve başına benzer bir durum gelmişti. Gazetecilerin görüntü aldığı sırada Toptan’ın YÖK’le ilgili söyleyeceği olup olmadığını sorması üzerine, “Hayır, yok hocam” diyen Özcan, Toptan’ın “Arada sırada bu konularla birlikte katılımınız için cevap da vermek lazım” demesi üzerineyse şöyle konuştu:

Aynısını konuştuk, bunların aynısını. Hem Cumhurbaşkanım onu tavsiye etti hem de Başbakan  ‘Aman’ dedi ‘Hoca, dikkat et, bir şey söylersin, ipimizi çekerler.’ 

 

28 Temmuz 2005’te İstanbul Sanayi Odası’nın düzenlediği bir toplantıda konuşma yapan dönemin Maliye Bakanı Kemal Unakıtan şunları söyledi:

Yakında Sümerbank tarihten siliniyor artık, bitirdik. Elinde bir şey kalmadığı gibi ismini de kaldırıyoruz. İsim hakkını satarız o başka. Sümerbank, Karadeniz Bakır, SEKA gibi işletmelerin hepsi bir ad altında toplanacak ve bitirilecek.

‘Efendim kar edeni de satıyorsunuz, zarar edeni de satıyorsunuz’ diyorlar. Satacağız tabii. Kar edeni de satacağız, zarar edeni de satacağız. Neden? Devlet sanayici olmaz, ekonomik faaliyette bulunamaz ondan. Bu bir prensip meselesi. Bizim hükümetimizin politikası bu. Sevenlere de söylüyorum, sevmeyenlere de söylüyorum. Herkes hesabını buna göre yapsın.

16 Ekim 2004 tarihinde vergi tahsilatının bankacılığa yönlendirilmesine yönelik pilot uygulamayla ilgili bir basın toplantısı düzenleyen dönemin Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, 1999 Marmara depreminin ardından koyulan Özel İşlem ve Özel İletişim vergileriyle ilgili bir gazetecinin ilettiği “Deprem için konulan bu vergilerin beş yıldır birer yıl uzatılması, toplumda bir inandırıcılık sorununa yol açmıyor mu? Bunları kalıcı hale getirmeyi düşünüyor musunuz?” sorusuna vergileri kalıcı hale getirecek düzenlemeleri yapacakları şeklinde yanıt vererek şunları dile getirdi:

Biz de aynısını düşünüyoruz. Bu vergiler geçici olarak getirilmişti ama hala devam ediyor. Bu vergiler deprem için getirilmedi. Deprem için getirilmiş olsaydı, alınır biterdi. Yani resmen bütçenin ihtiyacı olduğu için toplanan vergilerdir bunlar. Adı ne bunun? ‘Deprem vergisi’. Milleti aldatmanın alemi yok. Almışız deprem vergisi diye. Yıllardır devam ediyor. Ne deprem vergisi?

Eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan sigara bölümü 2008 yılında özelleştirilen TEKEL’in satışını nasıl gerçekleştireceklerine dair ipucunu Nisan 2003’te verdi. Bir gazetecinin Rekabet Kurumu’yla ilgili bir sorunları olup olmadıği sorusu üzerine şu yanıtı verdi:

Şu anda rekabetle ilgili bir problemimiz yok. Yani blok halinde gayet rahat satarız. Babalar gibi satarız.