Arşiv

kenan evren

Kenan Evren 12 Eylül sonrası yaşanan ekonomik sıkıntıların sebebini ve çözümünü 25 Temmuz 1981’de şu şekilde ortaya koydu:

Bizdeki işsizliğin bir sebebi de fazla nüfus artışı. Batı ülkeleri bunun acısını çok çekmiş. Onun için nüfusları artmıyor. Birisi ölüyorsa birisi doğuyor. Çünkü birisi işten ayrılırsa, onun yerine öteki giriyor. Sıkıntı yok. Ama bizde senede yüzde iki buçuğa varan nüfus artışını biraz azaltalım arkadaşlar. Çocuklarımızı okutamadıktan sonra ne yapayım ben o çocuğu? İşte bunu da düşününce, azami iki çocuk sahibi olmak yeter. Onun için vatandaşlarıma sesleniyorum, az olsun, öz olsun.

Recep Tayyip Erdoğan üç çocuk talebini ilk kez 7 Mart 2008’de, Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Uşak’ta düzenlenen bir etkinlikte şu sözlerle dile getirdi:

Batı devletleri genç nüfus transfer etmeye başladı. Türkiye’nin genç nüfusunu korumaya devam etmesi gerekir. Batı şu anda ağlıyor, sakın bu tuzaklara düşmeyin. Böyle giderse 2030 yılında Türkiye’nin nüfusunun çoğu da 60 yaşın üzerinde olacak. Sevgili hanım kardeşlerim, bir Başbakan olarak konuşmuyorum, bir dertli kardeşiniz olarak konuşuyorum. Bu tuzağa asla gelmeyiniz. Biz genç nüfusumuzu aynen korumalıyız. Bir ekonomide aslolan insandır. Bunlar ne yapmak istiyor? Bunlar Türk milletinin kökünü kazımak istiyorlar, yaptıkları şey bu. Eğer nüfusunuzun azalmasını istemiyorsanız, bir ailenin 3 tane çocuğu olmalı. Takdir sizindir, o ayrı bir mesele. Bunu yaşadım, inanarak söylüyorum. Çocuk berekettir. 

Dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren 21 Kasım 1985’te, çizme giyen Diyarbakırlı kadınlara tasarruflu olmak gerektiğini şu sözlerle hatırlattı:

Dinimizde israf haramdır…Şimdi piyasada bir çizme fiyatıyla üç ayakkabı alınıyor. Kadınlar çizme yerine ayakkabı giysinler. Ben kızlarıma bile kızıyorum. Neymiş efendim, ayakları üşüyormuş. Üşüyorsa kalın çorap giysinler.

Cumhurbaşkanı Kenan Evren 13 Mart 1983 yılında Mersin’de yaptığı konuşmada 12 Eylül darbesiyle siyaset yapması yasaklanan liderlerin politikaya tekrar girmek için teşkilatlarının eski üyeleri aracılığıyla parti kurma girişimleri hakkında, 7 Kasım 1982 tarihli anayasa referandumuna da gönderme yaparak şöyle konuştu:

Nasıl 12 Eylül’den önce bu kişileri tekrar tekrar uyardık ama dinlemediler, sonunda başlarına 12 Eylül yumruğu indiyse, nasıl 7 Kasım’dan önce yapılan ikazları da dinlemeyip bu defa da Türk halkının yumruğunu yediler ise şimdi yine ikaz ediyorum. Üçüncü bir yumruğu yememek istiyorlarsa derhal bu girişimlerden vazgeçsinler.

Orgeneral Kenan Evren 4 Kasım 1982’de Taksim Meydanı’nda halka hitaben yaptığı konuşmasında daha önceki yıllarda yapılan 1 Mayıs işçi bayramı kutlamalarını değerlendirdi:

Eşsiz Atatürk’ün resim ve portreleri yerine başka ülkelerin liderlerinin resimleri ellerde taşındı, duvarlara asıldı. Bu meydanda… Ve bu meydanın… bu meydanın tarihe mal olmuş adını bile değiştirmek için, 1 Mayıs Meydanı dedirtmek için az mı çaba sarf edildi? Milletin reaksiyonundan çekinmeselerdi, onu da yapacaklardı. Eğer 12 Eylül harekatı yapılmasa ve onlar bu harekatı yapıp da muvaffak olsalardı, bu meydanın ismi ne olacaktı, biliyor musunuz sevgili vatandaşlarım? Kızıl Meydan olacaktı. 

Bu meydanda az mı vatandaş kanı akıtıldı. Bir tarihte 1 Mayıs’ı kutlayalım derlerken 36 vatandaşımızın kanları bu meydana aktı. Artık o günler geride kaldı. Onlara sebep olanlar bugün adil Türk mahkemeleri önünde hesap vermektedirler.