Arşiv

kurum

Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü, Bilgi Edinme Kanunu kapsamında polisin 31 Mayıs 2011 tarihinde gerçekleşen Hopa eyleminde ne kadar ve kimlere yönelik biber gazı kullandığını öğrenmek isteyen bir vatandaşa cevap verdi. Bu cevabı genelgeçer bularak tatmin olmayan vatandaş Ankara 12. İdare Mahkemesinde dava açtı. Genel Müdürlük mahkemeye gönderdiği savunmada bu soruya neden cevap veremeyeceğini Ocak 2012’de şöyle açıkladı:

Kötü niyetli üçüncü kişiler tarafından ele geçirilme halinde ise, kamu düzeni ve kamu güvenliği açısından zafiyet oluşturabilecek devlet sırrı niteliğinde bilgi ve belgeler olduğu açıktır.

2010 yılında Aydın, Kuşadası’nda götürüldüğü polis merkezinde maruz kaldığı polis şiddeti merkezdeki kamera tarafından kaydedilen Fuat Şengül’ün uğradığı darpın iki yıl sonra savcılığın görüntüleri yanlışlıkla başka bir dava dosyasına koyması sonucu basına yansıması üzerine 20 Mart 2012 tarihinde olayla ilgili açıklama yapan Aydın Valiliği polisin vatandaştan davacı ve şikayetçi olduğunu belirtti. Aynı açıklamada şahsın “agresif” hareketlerde bulunduğu söylendikten sonra polisin dayak görüntüleriyle ilgili şöyle denildi:

Yere yatırılarak arkadan kelepçe takılmak sureti ile etkisiz hale getirilmeye çalışıldı. 

Ergenekon davası kapsamında örgütün ara yöneticisi olma ve örgüt adına Hizb-ut Tahrir örgütü içine sızarak faaliyetlerde bulunduğu iddiasıyla yargılanan Teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin telefonuna Hizb-ut Tahrir üyelerinin telefon numaralarının polis tarafından yüklendiğini iddia eden sanık avukatlarının suç duyurusunda bulunması üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü 26 Ocak 2011’de şu açıklamayı yaptı:

Aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınan Mahmut Oğuz Kazancı’nın GSM telefon rehberi kayıtlarının sanık Çelebi’nin GSM telefon ve sim kart çözüm tutanağında da yer aldığından bahisle, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2 Aralık 2010 tarihli talimatı üzerine her iki sanığın telefon ve sim kart çözüm tutanakları yeniden incelenmiş, Hizbü-t Tahrir terör örgüt üyeliğinden hakkında dava açılan Kazancı’nın telefonuna ait rehber bilgilerinin sehven Çelebi’nin telefonuna ait rehber dökümlerinin içerisine eklenmiş olabileceği değerlendirilmiş ve hazırlanan yeni tespit tutanağı 21 Aralık 2010 günü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiştir.

Bu süreç sonrasında Teğmen Mehmet Ali Çelebi tahliye edilmiş, İçişleri Bakanlığı tarafından suçlu bulunan polisler hakkında ise bir soruşturma açılmamıştı.

Osman Durmuş’un Sağlık Bakanı olduğu dönemde Sağlık Meslek Liseleri Ödül ve Disiplin Yönetmeliği Sağlık Bakanlığı tarafından değiştirildi ve okul müdürüne bekaret kontrolü yetkisi veren şu değişiklik 13 Temmuz 2001’de yürürlüğe girdi:

Örgün Eğitim Dışına Çıkarma Cezasını Gerektiren Davranışlar Şunlardır:

d- Fuhuş yapmak ya da  cinsel ilişkiye girmiş olduğu tespit edilmiş olmak.

Yönetmelik Sağlık Meslek Liselerinin Milli Eğitim Bakanlığına devredilmesiyle, 23 Temmuz 2009’da yürürlükten kalktı. 31 Ocak 1995 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Ödül ve Disiplin Yönetmeliği’ndeki “iffetsizliği tespit edilmiş olmak” maddesi ise 26 Şubat 2002’de kaldırılmıştı.

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı 13 Şubat 2012’de Whitney Houston’ın ölümü ile ilgili yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

Bundan önce birçok ünlünün ölümünde olduğu gibi, batılılar tarafından örnek şahsiyetler olarak sunulan karakterler, son anlarında, yalnız başlarına bir köşede hayatlarını kaybediyorlar. Maddi anlamda ulaşabileceği en son noktaya ulaşmasına rağmen, maddenin tatmin edemediği hayatının anlamını, uyuşturucunun karanlık dehlizlerinde arayan Houston, aynı Marilyn Monroe, Elvis Presley, Michael Jackson, Ammy Winehouse gibi son nefesini alkol ve uyuşturucu komasına girerek verdi. Statları, salonları dolduran binlerce gencin rol modelleri olan, her yaptıkları haber olan, paparazzileri peşlerinden koşturan, dünyanın en mutlu insanları olduğu zannedilen bu şahısların, aslında ne kadar acınacak bir durumda olduklarını, bu yaşadıkları ibretlik sonlar açık bir şekilde gösteriyor. … Whitney Houston’ın ölmeden önce en son seslendirdiği parçanın adının “Yes Jesus Loves Me” yani “Evet, İsa Beni Seviyor” olması, bütün insanlığın din gerçeğine olan ihtiyacını belgeliyor… Bizlere yakışan, dünyaya, adaleti, barışı ve huzuru getirebilecek tek çözüm olan, kendi inancımıza ve medeniyet değerlerimize sahip çıkarak, aynı şanlı tarihimizde olduğu gibi yeniden ayağa kalkmak ve insanlığı buhrandan kurtarmaktır.

Öncel Özçizer ve Yılmaz Özdil’in köşeyazılarında İstanbul Eminiyet Müdürü Celalettin Cerrah’ın Münevver Karabulut cinayetinin akıbetini öğrenmek için falcıya gittiğini iddia etmelerinin ardından, 2 Haziran 2009’da İstanbul Emniyet Müdürlüğü şöyle bir açıklama yapıldı:

02.06.2009 tarihli Hürriyet Gazetesindeki Yılmaz ÖZDİL’in köşesinde “Fal’an filan …” başlığı altında Münevver Karabulut’un öldürülmesi olayının aydınlatılmasında, halk arasında falcı tabir edilen kişilere başvurulduğu şeklinde yalan bir habere yer verildiği görülmüştür. İstanbul Emniyet Müdürlüğü olayları pozitif bilim tekniklerinden yararlanmak suretiyle delilden sanığa giderek aydınlatmaktadır. Fal ve falcılara danışarak olay aydınlatılması asla söz konusu olamayacağı gibi İl Emniyet Müdürümüz Sayın Celalettin Cerrah da son yedi yıl içerisinde İzmir iline gitmemiştir. Ayrıca, Öncel Öziçer’in 27.05.2009 tarihli Yeni Asır Gazetesinde yayınlanan köşe yazısında ileri sürdüğü, İstanbul Emniyet Müdürü’nün İzmir İlinde bir falcıya gittiği yalan haberi ile ilgili de avukatlarımız aracılığıyla yasal işlemler başlatılacaktır. Gerçekle bağdaşmayan, suçlayıcı iddialara yer verilmesi objektif gazetecilik ilkeleri ile bağdaşmamaktadır.

28 Mart 2006’da Diyarbakır’da çıkan olaylarda Mahsun Mızrak, başına saplanan gaz bombası kapsülü nedeniyle yaşamını yitirdi. Olayla ilgili, üç polis memuru hakkında ‘öldürücü olduğunu bildikleri halde uzun namlulu silaha monte aletle gaz bombası attıkları’ için “olası kast sonucu ölüme neden olmak” suçundan dava açıldı. Sanıkların tutuksuz yargılandıkları ve halen devam etmekte olan davada Adli Tıp Kurumu 2011’in Ocak ayında şöyle bir rapor sundu:

Bu tür bir mühimmatla ölmüş veya yaralanmış bir vakanın literatürde mevcut olmadığı gibi, bu yönde bir araştırma da yapılmış olmadığı, dolayısıyla hangi koşulda hangi açıdan ve hangi mesafeden atılması halinde öldürücü olduğu yönde kesir bir görüş bildirilmeyeceği oy birliğiyle mütalaa olunur.