Arşiv

mehmet ali şahin

TBMM’nin 90. yılı için Adıyaman’da kurulan ormana fidan dikmek üzere 9 Nisan 2010’da şehre gelen dönemin TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Adıyaman Valisi Ramazan Sodan’ı makamında ziyaret etmeye giderken, Valilik binası protokol girişinde  toplanan 50 kadar Tekel işçicisinin protestosuyla karşılaşınca protestoyu önce görmezden gelip binaya girdikten sonraysa gazetecilere şunları söyledi:

Bu kadar işsiz insan varken, 500-600 liraya çalışmaya hazır insan varken, 900 liraya çalışmayacak bir de eylem yapacaksın. Bu bindiğin dalı kesmektir. Bağıra çağıra hak elde edeceklerini sanıyorlarsa, asla hak elde edemezler.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Satılık böbrek var’ yazılı bir pankart açan Güngör Sağcan’ı “Kusura bakma hemşerim, burası sakatatçı dükkanı değil.” diye azarlaması üzerine verilen soru önergesini 1 Haziran 2005’te, Başbakan adına dönemin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin şöyle yanıtladı:

...Her ne kadar sıkıntı içinde olursak olalım, bizce kutsal sayılan organlarımızı maddi karşılık olarak feda etmemiz Türk toplumunun örf ve adetlerine, geleneklerine ve kutsal değerlerine uygun düşmeyeceğinin bilinci içerisinde olmamız gerekir. Şikayetlerimiz ve serzenişlerimizin belli bir adap ve ahlak sınırları içerisinde olması gerektiğini unutmamak gerekir.

Şanlı tarihimize baktığımız zaman, canımızı veya vücudumuzun herhangi bir parçasını ancak vatanımızı savunma niyetiyle savaş meydanlarında feda eden yegane toplum olduğumuzu görürüz. Bu itibarla söz konusu ifade, bir Türk vatandaşına yakışmadığını ve bahsi geçen vatandaşın bu tür ifadeyi kullanarak Türk vatandaşlığının onurunu zedelediğini vurgulamak için kullanılmıştır.

Dönemin Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin  22 Şubat 2009’da, yerel seçimler öncesi Antalya’da katıldığı bir açılış törenindeki konuşmasında şunları söyledi:

Hükümetimizle kavga eden, zıtlaşan yerel yönetimler her projelerini Ankara’dan geçiremiyor. Maalesef bu Türkiye’nin gerçeği. O nedenle halkıyla barışık, hükümetiyle barışık, devletiyle barışık mahalli yöneticiler işbaşında olursa bizim sorunlarımız daha çok çözülür.

Dönemin Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, 5 Kasım 2007’de katıldığı bir törende Dağlıca’dan kaçırılan sekiz askerin serbest bırakılmasıyla ilgili duygularını şöyle açıkladı:

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hiçbir mensubu böyle bir duruma düşmemeliydi. Dolayısıyla kendilerinin kurtulmuş olmasından fazla bir sevinç duyamadığımı ifade etmek istiyorum.

Tören çıkışı bu sözleri açmasını isteyen gazetecilere de şöyle yanıt verdi:

Ben bu askerlerimizin operasyonla ilgili o gece bu teröristlerle birlikte gitmiş olmasını bir Türk vatandaşı olarak içime sindiremedim.

Bizim askerimiz, bizim Mehmetçiğimiz vatanı korurken gerektiğinde her an şehit olmayı göze alan bir askerdir. Tabii onların şu anda yurda dönmüş olmaları ailelerini, kendilerini mutlu etmiştir, vatandaşlarımız da bundan memnuniyet duymuş olabilirler ama benim içimde böyle bir ukde kaldı.