Arşiv

recep akdağ

30 Mayıs 2012 tarihinde Anadolu Ajansı Editör Masası’na katılan Sağlık Bakanı Recep Akdağ çıkarmayı düşündükleri kürtaj yasasıyla ilgili soruları yanıtladı. Tecavüze uğrayan kadınlarla ilgili olarak da şu açıklamayı yaptı:

Annenin başına kötü bir şey gelmişse ne olacak?’ deniyor. Gerekirse öyle bir bebeğe devlet bakar. Böyle bir yasa çıkarılıp da kürtajla ilgili daha ciddi kısıtlamalar getireceksek mutlaka onun yan tedbirlerini de almak durumdayız. 

Zinanın yeni TCK’da suç sayılıp sayılmayacağının çokça tartışıldığı, dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in ‘hükümet olarak zinanın suç sayılması gerektiği kanaatini taşıdıklarını’ söylediği bir dönemde Sağlık Bakanı Recep Akdağ da konu hakkındaki fikrini 10 Eylül 2004’te uzmanlık alanından bir tehlikeye parmak basarak dile getirdi:

Bütün Avrupa ve gelişmiş ülkelerde tek eşlilik konusunda teşvik var. Zina tek eşliliğin dışında yaşanan bir iştir ki, hem cinsel hastalıklar hem de kişinin cinsel hayatını ruhsal anlamda da olumsuz etkiler. Türkiye’de şu anda kayıtlı AIDS vaka sayımız 2 binin altındadır. Avrupa ülkelerine kıyasla iyi bir noktadayız. Bu demek değildir ki AIDS virüsü bizim insanımıza da bulaşmaz; çok dikkatli olunmalıdır. Tek eşlilik meselesi çok önemlidir. İnsan cinsel hayatını bu anlamda kontrol altına almalı, kendini tehlikeye atmamalıdır. 

Sağlık Bakanı Recep Akdağ 26 Ekim 2009’da, domuz gribi önlemleri hakkında düzenlenen basın toplantısında şu önerilerde bulundu:

Bireysel tedbirlere çok ciddi biçimde dikkat etmemiz lazım. Bunların başında el yıkama geliyor. Bir de şu el sıkışma ve öpüşme adetinden beş ay vazgeçmeyi ben bütün toplumumuza öneriyorum. Çünkü ellerle hastalığın bulaştığını biliyoruz. Uzaktan da birbirimize sevgimizi gösterebiliriz. Sıcakkanlı bir halkız, biliyorum bunun zorluğunu, ama beş ay birbirimize sarılmayı, öpüşmeyi, el sıkışmayı erteleyebilirsek hastalığın yayılma hızının azalmasında yararlı olacağına inanıyorum.

Eski CHP Muğla Milletvekili Ali Arslan’ın “Toplumsal olaylara müdahelelerde biber gazı kullanılmasına” ilişkin soru önergesini 7 Temmuz 2008’de Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün bilgi notuyla yanıtlayan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, biber gazının biber bitkisinden elde edilen doğal bir madde olduğunu dile getirerek şunları söyledi:

Biber gazı, etken maddesinin doğal olması ve insan vücudunda hafif etkilere yol açması nedeniyle, uluslararası alanda kargaşa kontrol (Riot Control) ajanı olarak kullanılmakta ve diğer maddelere nazaran tercih edilmektedir.

31 Mayıs 2011’de ölen Metin Lokumcu’nun ölümünden sonraki ön otopsi raporunda, ölüm nedeninin biber gazının tetiklemesine bağlı kalp krizi olduğu söylenmişti.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ 4 Nisan 2011’de, Kanser Haftası dolayısıyla düzenlenen bir sempozyumda şu sözleri sarf etti:

Şu anda Türkiye’deki her üç kişiden biri obez. Şişko, demek daha doğru. Çünkü kabullenmiyoruz. İnsanların pek çoğu vücut kitle endeksini bilmiyor. Ben biliyorum; şişko değilim ama bir adım kalmış durumda.

15 Mayıs 2011’de Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Batman Devlet Hastanesi’ni ziyareti sırasında yanına gelen ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi isteğinde bulunan taşeron firma işçisi Nurullah Mehmetoğlu’na şu yanıtı verdi:

Gözlerin görmediği halde sana iş vermişiz. Para kazanıyorsun değil mi?

Mehmetoğlu’nun “Sıkıntılar içindeyiz. Bu müteahhit şirketlerin yanından ne zaman kurtulacağız?” demesi üzerine de şunu ekledi:

Müteahhit şirketlerde çalışacaksınız, para kazanacaksınız. Hadi bakalım.