Arşiv

şevket kazan

Dönemin SP Genel Başkan Yardımcısı Şevket Kazan 21 Ocak 2007’de, basının Dink suikasti karşısındaki tutumunu şu sözlerle eleştirdi:

Dün gazetelerin manşetlerinde neler gördük neler. Ermeni gazeteci Hrant Dink, bildiğiniz gibi bir cinayete kurban gitti. Tabii lanetlenecek bir olay, şiddetle kınanacak bir olay. Topyekün kınayalım ama bunu kınayalım derken yayınladığımız gazetelerin manşetlerine, ‘Biz Hepimiz Hrant’ız’, ‘Biz Hepimiz Ermeniyiz’ diye başlık atmak, bu millete yakışmaz. Biz Mehmetleriz, Hasanlarız, Hüseyinleriz. Biz Hrant değiliz, biz Ermeni de değiliz, ama uşaklığın burasına kadar iniliyor. Bu olmaz. Bu bir yağcılıktır. Niye yağcılıktır? ABD’ye yağcılıktır; çünkü ABD parlamentosunda nisan ayı yaklaştığı için yakın zamanda Ermeniler soykırımı meselesi görüşülecektir. Aman böyle bir şey olmasın diye bu yağcılıklar yapıldı. Görüyorsunuz, bu millet kimliğinden uzaklaştırılıyor. Hani etnik kimlik bir tarafa şimdi inanç kimliğimiz de darma duman ediliyor. Hayır, kim ne yaparsa yapsın, bu milletin birliğini beraberliğini kimseye bozdurmayacağız.

RP’li eski Adalet Bakanı Şevket Kazan 18 Ağustos 1996’da RP 5. Kayseri Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada birkaç gün önce yaptığı Irak gezisine değindi ve oradaki mahkumların koşullarından yola çıkarak şu öneriyi yaptı:

Irak İslam’a dönmüştür. Irak’ta iki cüz tövbe duası ezberleyenlerin cezası yarı yarıya azaltılıyor, tamamını ezberleyenlerin cezasıysa kaldırılıyor. Şimdilik böyle bir niyetim yok. Ama bir örnek var ortada, bu örneği araştıracağız. 

Kendisinden bir önceki Adalet Bakanı Mehmet Ağar’ın hükümlü haklarına kısıtlama getiren bir genelge yayımlaması ve sonrasında bunu protesto için bazı cezaevlerindeki hükümlülerin ölüm orucuna başlaması üzerine 15 Temmuz 1996’da Eşkişehir Özel Tip Cezaevi’ni ziyaret eden dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan cezaevi koşullarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunarak

Cezaevleri otel değildir

dedikten sonra, tutuklu ve hükümlülerin daha iyi cezaevleri koşullarını talep etmeleri konusunda da şöyle konuştu:

Türkiye’de bazı kesimlerce tabutluk olarak tarif edilen, ama incelemem neticesinde batıdaki mükemmellerin en mükemmeli olan bir cezaevi gördüm…. Özel Tip Cezaevi’ndeki siyasilerin dışındaki tutuklu ve hükümlülerin hiçbir şikayeti olmadığını, cezaevi yönetiminden de memnun kaldıklarını gördüm. Bu mekanlarda insanların kendi evindeki rahatlığı araması abestir.