Arşiv

turgut özal

Eski Başbakan Turgut Özal 12 Ocak 1987’de kendisine başörtüsü hakkı için mektup vermek isteyen Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencilerden Nihat Kaya ile yaptığı kısa görüşmede, nişanlısının derse başı açık girmesi durumunda günahlarının devlet tarafından üstlenileceğini şöyle açıkladı:

Nişanlın başını inandığı için örtüyorsa devam etsin, ama derslere başı açık girsin. Böyle girerse bunun günahı onun değil, onu oraya öyle sokanlarındır. Bu kuralı koyanlarındır.

Değiştirilmesi düşünülen ve polise daha fazla yetki veren “Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu”yla ilgili 28 Mayıs 1985 tarihinde gazetecilere açıklamada bulunan dönemin başbakanı Turgut Özal yapılan eleştirileri şöyle yanıtladı:

Türkiye’de hep bu yanlışlar yapılıyor. Bu yetkiyi hükümete verirsek hükümet yanlış kullanılır deniliyor. O vakit hükümeti seçmeyin.

İşkence iddialarıyla da ilgili konuşan Özal şunları söyledi:

Sizin ileri demokratik ülkeler sandığınız demokratik ülkelerde çok daha fazla disiplin var. O disipline bazı yerde işkence dersiniz. Bizde cezaevinde iki defa İstiklal Marşı söyleyince ‘işkence yapıyorlar’ diyorlar. 

Bir yıl sonra dönemin İçişleri Bakanı Yıldırım Akbulut da zorla İstiklal Marşı söyletme gibi uygulamaların işkence sayılmasının göreli bir durum olduğunu söylemişti.

2 Ağustos 1990’da Irak’ın Kuveyt’i işgal etmesiyle başlayan, Ocak 1990’da 28 ülkeden oluşan Uluslararası Koalisyonun Irak’a karşı giriştiği Hava ve Kara harekatı ile Şubat 1991’de sona eren 1. Körfez Savaşı’nın ardından dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal, 18 Mart 1991’de Dünya Turizm Ticareti konulu toplantıda yaptığı konuşma sırasında savaşı değerlendirdi ve faydalarını anlattı:

Krizden en fazla etkilenen ülkelerden birisi de Türkiye olmuştur. Körfez krizi sırasında Türkiye, Mısır ve Ürdün’ün adı iletişim araçlarında sık sık duyulmuştur. Ben bu reklamın neticesini alacağımıza inanıyorum. Türkiye bu krizden güçlü çıkmıştır ve Türkiye’nin görüntüsünün bugüne kadar yansıtılanın aksi olduğu görülmüştür.

1982 Anayasası ile 80 öncesinde aktif siyaset yapan parti liderlerine getirilen siyasi yasakların kaldırılması için 6 Eylül 1987’de yapılacak olan referandum öncesi, dönemin Başbakanı Turgut Özal neden referandumda hayır oyu kullanılması gerektiğini, 30 Ağustos 1987 tarihinde televizyonda yaptığı konuşma ile şöyle savundu:

6 Eylül günü yapılan oylama, bir genel seçim oylaması değildir. Ne yüce Meclis’in yapısı değişecektir, ne iktidar. Ya bu eski politikacılara siyasi kavgalarını bıraktıkları yerden devam ettirme iznini kendi ellerinizle verirsiniz ya da beş yıl daha başımızı dinleyelim, huzurumuzu bozmayalım deyip hayır oyunu kullanırsınız.