Arşiv

veysel eroğlu

Sanatçı Tarkan’ın Allianoi ile ilgili mahkemece alınan koruma kararının uygulanmamasına yönelik üzüntüsünü belirtmesi üzerine Eski Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu İzmir Bayındır ilçesi Belediye Başkanı Mehmet Kertiş’i ziyaret ettiği 31 Ağustos 2010 tarihinde şöyle bir yorumda bulundu:

Sanatçı arkadaş sanatıyla ilgilensin. Herkesin bir ihtisası vardır. Herkesin bilmediği bir konuya burnunu sokarsa çok yanlış olur. Ben kalkıp da onun sanatıyla ilgili bir şey söylesem ne derece yanlış olursa, onun da bir baraj ya da tarihi eserin korunmasıyla ilgili söyleyeceği şey fevkalade yanlıştır. 

Tarkan’a selam söylüyorum. Güzel şarkı söylüyor. Ama bu konularda bizden bilgi alırsa memnun oluruz. Kuru sıkı atmasın.

Eroğlu aynı konuşmasında Allianoi diye bir yerin olmadığını da tespit ettiğini belirtmişti.

10 Şubat 2012 tarihinde Çanakkale’de düzenlenen Evlilik Hazırlıkları Fuarına katılan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu Çanakkale’nin nüfusunun azaldığını belirterek genç çiftlere önerilerde bulundu:

İnşallah çok kişinin güzel yuva kurmasına ve mutlu bir şekilde hayat sürmesine vesile olur. Tabi Çanakkale’de de bekarların biran önce evlenmelerini tavsiye ediyoruz. Asgari 3 çocuk istiyoruz. Ama Çanakkale’de 5 olursa daha iyi olur.

Çanakkale’nin, ruhuna uygun davranması gerekir. Kentin nüfusunun 4 bin kadar azaldığını görünce doğrusu şaşırdım. Neticede bekarların bir an önce evlenmesi lazım. Burası da cennet gibi çok güzel bir şehir, biz de çok önem veriyoruz. Her türlü yatırımı yapıyoruz. Çanakkale ekonomik açıdan da çok gelişiyor. Özellikle nüfusu artsın diye bu fuara geldik.

Eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’da benzer dileklerde bulunmuşlardı.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu 27 Ekim 2011’de DSİ Genel Müdürlüğü’nde yaptığı konuşmada şunları söyledi:

Kamuoyunda bir yanlış anlayış var. Sanki hidroelektrik santraller suyu tüketiyor, dereyi kurutuyor. Bu yanlıştır, özellikle belirtmek istiyorum. Ayrıca barajlara karşı da bazı çevreler tarafından tepki var. Bu da fevkalade yanlıştır. Barajlara karşı çıkmak cinnettir.

Eroğlu bu tespitini ilk kez, Çevre ve Orman Bakanı olduğu dönemde, 24 Ekim 2010’da Keçiören’de katıldığı bir açılışta dile getirmişti:

Önümüzü kesmek isteyenler var. Ben buna şaşıyorum. Bu bizim kendi kaynağımız, temiz kaynağımız. Ucuz ve yenilenebilir bir kaynak. Hidroelektrik santrallerine karşı çıkmak kesinlikle cinnettir. Çevrenin tahrip edilmesi asla söz konusu değildir.

7 Aralık 2010’da eski Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu Meksika’daki bir konferansa katılmadan önce havaalanında gazetecilerin HES’lerle ilgili sorularını şu şekilde  yanıtladı:

Pek çok suyumuz boşa akıyor. … Biz çevreyi tahrip etmeden bu kaynağımızı da kullanacağız. Dereler kurumuyor, hidroelektrik enerji santralleri suyu yutmuyor, su kullanmıyor; sadece suyun gücünden istifade ediyor.

Şöyle düşünün: Rize, Trabzon ve Karadeniz halkı enerjiyi nereden alacak? Oraya termik santral mi kuralım? Bunu düşünmek lazım. Bir kere vatandaşı yanlış yönlendiriyorlar. Vatandaşı yönlendirenler ‘Efendim dereler kuruyacak’ diyor. Derelerin kuruması söz konusu değil.

Kesinlikle çevreye hiçbir zarar vermiyor. Orada yol inşaatları, yamaçtaki birkaç eve bir beldeye yapılan yolların verdiği tahribat, bir hidroelektrik santralinin yapımının verdiği zararın belki yüzlerce katı. Peki, niye yol istiyorlar? Yol da yapmayalım o zaman, enerji de götürmeyelim oraya.

9 Ekim 2011’de Zaman Gazetesi’ne konuşan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu halkı, davası sürmekte olan ve bilirkişi raporu beklenen HES’lerin açılışına “5 Mayıs 2012, saat 10.59’da herkesi açılışa ve vadinin son durumunu görmeye davet ediyoruz.” diyerek çağırdıktan sonra şu açıklamaları yaptı:

Ülkenin boşa akan kaynaklarını değerlendiriyoruz. … HES’ler çevreyi kirletmiyor, nehirde nokta gibi, taşkınları önlüyor, fazla suyun enerjisini alıyor.

Solaklı’da Uzungöl’den daha güzel bir mesire alanı kuruluyor.

Eroğlu 16 Ağustos 2011’de Trabzon’daki bir toplantıda da şunları söylemişti:

Halk, Solaklı ve İyidere vadilerindeki ekolojik çalışmaları görünce, diğer vadilerin bu şekilde olmasını isteyeceklerdir. HES’lerin çevreyi tahrip etmediğini, çevrenin bu şekilde turizme açılabileceğini de göstereceğiz.


Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, uluslararası ve Türkiye’den çeşitli uzman kuruluş ve arkeologların ilgili görüş ve raporlarının aksine, baraj suları altında kalma tehdidi olan Allianoi antik kenti ile ilgili 31 Ağustos 2010 tarihinde kendi tespitine dayandığını söylediği şu iddiada bulundu:

Orası Allianoi değil. Allianoi diye bir yer o kişinin uydurduğu bir kelimedir. Bunu ben ispat ettim. Bununla ilgili TRT’ yi yanıltmışlar, bir tarihte belgesel diye hazırlamışlar. Neticede kendim baktım. Orada Paşa Ilıcası adıyla bilinen Türkiye’nin her tarafında olan bir ılıca, kaplıca var. Sadece Peri Kızı adı verilen bir eser ve bir tek sütun çıktı. Bir takım cahiller, bazı art niyetli kişiler yüzünden orada su tutulamadı çiftçiler mağdur oldu. Artık tahammülümüz yoktu.