Arşiv

Tag Archives: atanamayan öğretmenler

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, 27 Ocak 2012 tarihinde Habertürk’ün “Basın Kulübü” programında Güneydoğu’daki ücretli öğretmenlerle ilgili şu ifadeleri kullandı:

Oraya gönderdiğimiz öğretmenler ayrıldıkları zaman, onların yerine ben ücretli öğretmen almak durumunda kalıyorum, ve ücretli öğretmenlerin pek çoğu PKK tarafından yönlendiriliyorlar, ve sınıflarımıza PKK’lı öğretmenleri almak durumunda kalıyoruz, PKK’yı destekleyen öğretmenleri. 

Sunucunun bu konuyu biraz açmasını istemesi, ücretli öğretmenlerin PKK etkisi altında nasıl kaldığını sorması üzerine Ömer Çelik şunları söyledi:

Tahmin edebilirsiniz. Eğer yerel kaynaklara müracat etmişseniz, yerel kaynakların bir çoğu, mesela Hakkari’de, mesela Şırnak’ta, mesela Van’da, PKK’nın etkisi altında kalabilir. Sizin buradan gönderdiğiniz kadrolu öğretmeniniz, o etki altında kalmayacaktır. 

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer 25 Aralık 2011’de Gaziantep Valisini ziyareti sırasında bir gazetecinin atanamayan öğretmenlerin durumunu sorması üzerine şöyle cevap verdi:

Atanamayan veya atama bekleyen öğretmenlerle ilgili çokça ben cevap verdim. O konuya tekrar cevap vermek istemiyorum. Yani bunu sürekli tekrar kaşıyor olmanın hiçbir mantığı yok.

5 Ağustos 2010’da dönemin Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Kırklareli’nde yaptığı bir konuşmanın ardından yanına gelen ve kendisine sözleşmeli öğretmenliği kaldıracağı vaadini hatırlatıp, “Öğretmenlerimizi ülkemizde sözleşmeli ve kadrolu öğretmenler olarak siz bölmediniz mi? Nasıl oluyor da şimdi haktan, eşitlikten, adaletten bahsedebiliyorsunuz. Ne kadar eşitiz. … Neden aynı haklara sahip değiliz, ya da neden aynı ücreti alamıyoruz.” diyerek sitem eden iki öğretmene şöyle yanıt verdi:

Sözleşmeli öğretmenliğe başvurmayabilirdiniz, değil mi? … Sözleşmeli olarak başvurmayabilirdiniz. Elbette öğretmenliğin ülkemizde çok saygın bir meslek olduğunu düşünüyorum. Ama ülkemizde, bazı bölgelerimizde malesef öğretmelerimizin çalışma koşullarını tercih etme hakkı olduğu kadar, öğrencilerimizin eğitim alma hakları da var. Dolayısıyla Ağrı’daki öğrencilerin de sizin gibi öğretmenlere ihtiyacı var.

Türkiye Eğitim Sendikası temsilcilerinin, kamu görevlilerinin mali haklarının düzenlenmesine dair 666 sayılı KHK’de yapılan iyileştirmelere akademisyenler, öğretmenler ve diğer meslek gruplarının mali haklarının dahil edilmemesiyle ilgili şikayetlerini dile getirmek için 7 Aralık 2011 tarihinde  ziyaret ettikleri AKP Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş, düzenlemeyi şu sözlerle savundu:

Kardeşim; doçent 2400 TL , öğretmen 1800 TL alıyormuş. Ne iş yapıyorlar? Daha ne verelim? Git git gel. Beğenmeyen başka iş yapsın.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer 27 Ekim 2011’de Paris’te düzenlenen bir toplantıda -260 binden fazla öğretmenin atama beklediği- Türkiye’den daha fazla öğretmen gönderilmesi talebinde bulunulması üzerine şunları söyledi:

Şimdi ben size sorayım. Bizden öğretmen istiyorsunuz. Gönlümüz size öğretmen göndermek, istediğiniz kadar öğretmeni buraya yığmak istemez mi? Öyle mi zannediyorsunuz? Türkiye’de bizim aşağı yukarı 65 – 70 bin öğretmene ihtiyacımız var. Niye alamıyoruz? Türkiye’nin içinde… Türk insanı… Hatta bizim bakanlığın önünde her cuma gösteri yapıyorlar. Atanamamış öğretmenler diye uyduruk bir sorun çıkardılar. Onlar geliyorlar, bizi öğretmen olarak alın diyorlar. Öğretmen hazır, kapıda bekliyor.  Okulla öğretmene ihtiyaç var. Çocukların derslerine biz öğretmen atayamadığımız için ücretli hocalarla tamamlamaya çalışıyoruz. Niye almıyoruz? Çünkü bizim onları alabilecek kadar kaynağımız yok.