Arşiv

Tag Archives: çocuk

Siirt’in Pervari ilçesinde YİBO öğrencilerinin 2 ve 3 yaşındaki çocuklara tecavüz edip çocuklardan birini öldürmesi olayında ailelelerin aralarında anlaşarak olayı kapama girişimlerinin ortaya çıkması üzerine konunun sorulduğu DP’li Pervari Belediye Başkanı İsmail Bilen 27 Nisan 2010 tarihinde şöyle bir yorum yaptı:

Adalete karışmayız. Adalet onları serbest bırakmıştır. Pervari küçük bir yer hepimiz akrabayız. Olayı kapattık, unuttuk gitti kendi aramızda. Kimse Pervari’nin huzurunu bozmasın. Biz kendi aramızda kapattık diye kaymakamsız, savcısız ve emniyetten habersiz yapmadık. Onlarla beraber yaptık.

Gördüğü işkence nedeniyle hayatını kaybeden Engin Çeber’in ölümünü incelemekle görevli TBMM İnsan Hakları Alt Komisyonu 27 Ekim 2008’de dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’la görüştü. Polisin, etkisiz hale getirilmiş kişilere de zor kullanmaya devam ettiğini belirten ve buna örnek olarak da kameralar önünde kolu kıvrılarak kırılan Cüneyt Ertuş isimli çocuğu gösteren komisyon üyesine Cerrah şöyle yanıt verdi:

Öncesini de görmek lazım. Çocuk polise ateş açmış. Kendinizi polisin yerine koymanız lazım. Kolunu kıvırmak sizce işkence midir? İşkence derseniz sizinle anlaşamayız. Kişinin yakalandıktan sonra polise bıçak çekmeyeceğini, silah çekmeyeceğini söyleyemezsiniz.

Cerrah görüşmenin devamında da şu sözleri sarf etti:

Orantısız güç kullanımı olayı geçen yıl 1 Mayıs’tan sonra gündeme geldi, asıl olarak göstericiler polise orantısız güç kullanıyor. … Kişi polisi dövünce adliyeden bırakılıyor, polis bir fiske vurunca işkence oluyor. Bu durumdan dolayı cezaevlerinde yatan birçok polis var. Polis olarak işkence ve kötü muameleye karşıyız. Ancak polisin de hakkını aramak zorundayız. Gözü morardı yüzü çizildi diye, bunlara işkence denilmesi durumunda polis görev yapamaz hale gelir. Devletin polisinden korku olmaz ise polis görev yapamaz hale gelecektir.

Dönemin Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek 3-14 Mayıs 2010 tarihleri arasında Cenevre’de düzenlenen Evrensel Periyodik İnceleme Mekanizması Toplantısı’na katıldı ve ‘taş atan çocuklar’ sorununa şu şekilde değindi:

Burada ülkemizde, kimi bölgelerde nüfus kayıtlarının fiili durumu yansıtamadığı, kayıtlara göre çocuk görünen bazı kişilerin esasen erişkin olduklarının dikkate alınması yararlı olacaktır.

Bolu’da, nüfus kaydında 11 yaşında olmasına rağmen imam nikahiyla evli olan Z.Ç.’nin 8 aylık hamile olduğunun anlaşılmasıyla hastaneye kaldırılması ve olayın basına yansıması üzerine olayı Bolu Valisi İbrahim Özçimen 6 Ocak 2012 günü bir basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasında Z.Ç.’nin Kasım 2011 tarihinde Patnos Asliye Hukuk Mahkemesi’ne yaş tahsisi için dava açtığını söyleyen Özçimen, bunun üzerine “Ağrı Devlet Hastanesi’nden yaşının çok daha büyük olduğuna dair bir rapor” aldığını iletti:

Herhangi bir cebir, şiddet yok. Rızai bir evlenme. Anne baba rızasıyla evlenebilecek yani o mahkeme kararı çıkarsa, o yaş tahsis edilmiş olacak, ondan sonra da bir mani kalmamış olacak.

Gazetecilerin, raporda kemik yaşının kaç olduğunu sormaları üzerine Özçimen şunları söyledi:

Hekim raporunun hakim raporuna dönüşmesi gerekiyor. Hakim karar vermeden benim açıklamam belki soruşturma evrakını açıklama anlamına gelir. Ama kesinlikle çok daha büyük.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 1 Nisan 2006 tarihinde AKP İl Başkanları Toplantısı’nda, doğu illerinde meydana gelen protesto gösterilerine dair bölge halkına şu uyarıda bulundu:

Annelere babalara sesleniyorum. Çocuklarını sokaklara dökenler, terör örgütleri tarafından kullanılmasına fırsat verenler, yarın ağlamanız boş yere olacak. Güvenlik güçlerimiz çocuk da olsa, kadın da olsa kim olursa olsun eğer terörün maşası haline gelmişse, gerekli müdahale ne ise bunu yapacak.

Mardin Kızıltepe’de TIR şoförü  Ahmet Kaymaz ve 12 yaşındaki oğlu Uğur Kaymaz, 21 Kasım 2004’te bir polis operasyonunda öldürüldü. Olayla ilgili incelemeler sonucunda Ahmet Kaymaz’ın 8, oğlu Uğur’un ise 13 kurşunla öldürüldüğü anlaşılmıştı. Anadolu Ajansı, olayın ardından dönemin valisi Mustafa Temel Koçaklar’ın ”jandarma karakoluna saldıran teröristlerle çıkan çatışmada, iki kişinin öldürüldüğü” şeklindeki açıklamasını haber yaptı. Bu haberden kısa süre sonra AA’nın olayla ilgili ikinci haberinde ise, Temel Koçaklar jandarmaya yapılan saldırıdan söz etmiyordu:

Şüphe üzerine, dur ihtarında bulunulan iki terörist öldürüldü.

Temel Koçaklar daha sonra ilk açıklamasını yalanlarken, ikinci haberde geçen ifadesini doğruladı. TBMM İnsan Hakları Komisyonu, Mardin Valisi Temel Koçaklar ile ilgili tasarruf önerisinde ”Bölgede görev yapan mülki amirlerin soruşturmanın selameti açısından açığa alınmaları yararlı olacaktır” dedi. Koçaklar 2007 yılında Merkez Valiliği görevindeyken, dönenim Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından Danıştay üyeliğine seçildi.  

25 Mayıs 2005 tarihinde Muğla’nın Milas ilçesindeki Milas Anadolu Lisesi’nde düzenlenen bir şiir gününde, sunuculuk görevini üstlenen Ç.C., “Bizim şiirlerimiz bu kadar değil, susturulduk. Onların istediği şairlerden şiirler okuyabildik. Ama yine de size bir tane okuyacağım” diyerek, Nazım Hikmet’in Vatan Haini adlı şiirini okudu. Bunun üzerine gözaltına alınan liseli genç üç saat sorgulandıktan sonra serbest bırakılırken, Milas Kaymakamı Hulusi Doğan olayın ardından şunları söyledi:

Anadolu Lisesi tarafından düzenlenen şiir dinletisinde bir öğrencimiz okulun belirlediği program dışı bir şiir okudu. Okunan bu şiirin siyasi içerikli olması nedeniyle, şiirin yasaklı olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, öğrencinin ifadesine başvuruldu. Savcılık tarafından ifadesi alınan öğrenci daha sonra gece serbest bırakıldı.

Hulusi Doğan, olayın anaakım medyada yankı bulmasının ardından yaptığı yazılı açıklamada, öğrencinin gözaltına alınmasına dair bir talimatının olmadığını söyledi.