Arşiv

Tag Archives: eğitim

AKP Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar 27 Mart 2012’de Zonguldak’ın Çaycuma ilçesindeki bir caminin açılışında yaptığı konuşmada şu saptamalarda bulundu:

Dindar bir nesilden kime zarar gelir? Vatana, memlekete, dinine, kendisine, ailesine faydası olur. Ateist, dinsiz bir gençten hiç kimseye fayda gelmez. 

Sözlerine cami, Kur’an kursu ve İmam Hatiplarin faydalarını sıralayarak devam eden Ulupınar 4 + 4 + 4 eğitim yasasıyla ilgili de şunları söyledi:

Şimdi bu hafta kafamızı gözümüzü de yarsalar, o bant aparatı atıyorlar ya, onu da yapsalar, bıçak da sallasalar, kurşun da atsalar inşallah 4+4+4 geçecek. İmam Hatiplerin de orta bölümü eskisi gibi tekrardan canlanacak. Biz bunun için mücadele ediyoruz. Allah bize bunu nasip edecek inşallah.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erdem, CHP’nin 4+4+4 eğitim yasasına tepkilerini şöyle değerlendirdi:

28 Şubat’ın izlerini silmek bir kere milli bir görev. Dolayısıyla burada CHP ne kadar yırtınırsa yırtınsın, ne kadar çırpınırsa çırpınsın yapacağı bir şey yok. En fazla geciktirir; bir günde çıkacak yasa, 2 gün olur, 3 gün olur, 5 gün olur ama çıkar. Daha çok dayatırlarsa, Meclis’i çalıştırmak bizim görevimizdir. Meclis gündeminde bulunan Meclis İçtüzüğü’nü değiştiririz.

CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter 15 Mart 2012’de katıldığı bir televizyon programında İstanbul Üniversitesi’nde rektör yardımcılığı yaptığı dönemde kurduğu ikna odalarıyla ilgili şöyle konuştu:

Eğer o çocuklara o günkü mevzuat, yönetmelik gösterilip de kayıt olmak için şartlar şunlar denmemiş olsaydı, gelin ne olur okuyun denmeseydi, bu kızlarımız şimdi üniversiteye girememiş olacaklardı.

Zaman zaman haksız saldırılara karşı keşke yapmasaydım, kapının önünde bekleselerdi dediğim oluyor; çünkü çok haksızlık yapıldı bana. Ama sonra düşündüğümde vicdanen pırıl pırılım. 

TBMM Eğitim Alt Komisyonu Başkanı ve AKP Kocaeli Milletvekili Fikri Işık 4+4+4 yıl şeklinde düzenlenmesi planlanan eğitim sisteminde imam hatiplerin önünün açılacağı şeklindeki yorumlara 5 Mart 2012 tarihinde solculuk ve terörizm arasında karşılaştırma yaparak şu şekilde yanıt verdi:

Ben de İmam Hatip mezunuyum. İmam Hatiplerin ortaokulu açılsa ne olacak? Ortaokul kısmında kaç terörist yetişmiş Allah aşkına? Terörist miyiz biz?

Öğrenciye seçenek sunma bir dini eğitime alma anlamına gelmez. Kur’an dersine bağlamak ne kadar demokratik? Din toplumlarda belirleyici unsurdur. Biz Marksist miyiz, Leninist miyiz? Dinin toplumların afyonu olduğuna mı inanıyoruz? Türk toplumu olarak böyle bir inancımız mı var? Saçma şeyler bunlar.

Osman Durmuş’un Sağlık Bakanı olduğu dönemde Sağlık Meslek Liseleri Ödül ve Disiplin Yönetmeliği Sağlık Bakanlığı tarafından değiştirildi ve okul müdürüne bekaret kontrolü yetkisi veren şu değişiklik 13 Temmuz 2001’de yürürlüğe girdi:

Örgün Eğitim Dışına Çıkarma Cezasını Gerektiren Davranışlar Şunlardır:

d- Fuhuş yapmak ya da  cinsel ilişkiye girmiş olduğu tespit edilmiş olmak.

Yönetmelik Sağlık Meslek Liselerinin Milli Eğitim Bakanlığına devredilmesiyle, 23 Temmuz 2009’da yürürlükten kalktı. 31 Ocak 1995 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Ödül ve Disiplin Yönetmeliği’ndeki “iffetsizliği tespit edilmiş olmak” maddesi ise 26 Şubat 2002’de kaldırılmıştı.

3 Şubat 2012 günü Çorum İl Genel Meclisi’nde düzenlenen toplantıda, Eğitim Kültür ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı İbrahim Çırakoğlu’nun okuduğu raporda Kargı’da kız öğrencilerin okula gitme oranlarının yüzde 91 olduğunu söylenmesi üzerine, İl Genel Meclisi AK Parti üyesi Erhan Ekmekçi konuya esprili bir yaklaşım getirdi:

Evet, kızlarımız okuyor ama bu sefer de erkeklerimizi evlendirecek kız bulamıyoruz.

20 Mayıs 2011 tarihinde Haber Türk kanalında Yiğit Bulut’un sorularını yanıtlayan Recep Tayyip Erdoğan YGS skandalını gündeme taşıyan gazetecilerden Abbas Güçlü’yle ilgili isim vermeden şu ifadeleri kullandı:

Burada da yine medya var. Medyada da bunları kimlerin sürüklediğini biliyorsunuz. Bana isim verdirtmeyin. İşi gücü zaten o kişinin, bu. … Ondan sonra dalga dalga bu illegal örgütlere kadar uzandı. Yürüyenlerin kaç kişi olduğunu biliyorsunuz, görüyorsunuz. Öğrenci tabii ne bilir! … O kişinin sürekli bu işin üzerindeki kampanyasını ben söylüyorum. Yani delil, belge falan değil. Mensubu olduğu yayın organının televizyonunda da, köşesinde de sürekli bu işi tahrik etti. Yani mahşeri vicdanda bunlar mahkum olacaklar. Olayları bu. Ve gelecekte tabii bunlar çok bedelini ağır ödeyecekler tabii.

Erdoğan 12 Nisan’da da şifre skandalına tepki verenler hakkında şöyle konuşmuştu:

Bir şey de çok açıkça belli. Herhalde birilerinin tezgahı bozuluyor ki bu işten çok rahatsızlar. … Zaman kaybı ile ikinci imtihanı engelleme gayretleri var. Sokaklara kimlerin döküldüğü de ortadadır. Provokatif eylemleri hiçbir zaman YGS’yi olumsuz yönde etkilememelidir.