Arşiv

Tag Archives: hukuk

Oda TV davası sebebiyle 1 seneyi aşkın süredir tutuklu yargılanan Ahmet Şık, Nedim Şener, Coşkun Musluk ve Sait Çiftçi’nin 12 Mart 2012’de tahliye edilmelerini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan şöyle değerlendirdi:

Hayırlı olsun diyoruz. Tutuksuz olarak zaten yargılanmaya devam edecekler.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 19 yıldır süren ve 13 Mart 2012 tarihinde 7 sanığı için mahkemenin zamanaşımı kararı verdiği Sivas katliamı davasını şu sözlerle değerlendirdi:

Milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun. Zaten onlar da söylüyorlar… Yıllar yılı içerde olan vatandaş, içlerinde kaçak olanlar vardı… Bilemiyorum tabii onlar da var…

Ergenekon davası kapsamında örgütün ara yöneticisi olma ve örgüt adına Hizb-ut Tahrir örgütü içine sızarak faaliyetlerde bulunduğu iddiasıyla yargılanan Teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin telefonuna Hizb-ut Tahrir üyelerinin telefon numaralarının polis tarafından yüklendiğini iddia eden sanık avukatlarının suç duyurusunda bulunması üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü 26 Ocak 2011’de şu açıklamayı yaptı:

Aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınan Mahmut Oğuz Kazancı’nın GSM telefon rehberi kayıtlarının sanık Çelebi’nin GSM telefon ve sim kart çözüm tutanağında da yer aldığından bahisle, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2 Aralık 2010 tarihli talimatı üzerine her iki sanığın telefon ve sim kart çözüm tutanakları yeniden incelenmiş, Hizbü-t Tahrir terör örgüt üyeliğinden hakkında dava açılan Kazancı’nın telefonuna ait rehber bilgilerinin sehven Çelebi’nin telefonuna ait rehber dökümlerinin içerisine eklenmiş olabileceği değerlendirilmiş ve hazırlanan yeni tespit tutanağı 21 Aralık 2010 günü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiştir.

Bu süreç sonrasında Teğmen Mehmet Ali Çelebi tahliye edilmiş, İçişleri Bakanlığı tarafından suçlu bulunan polisler hakkında ise bir soruşturma açılmamıştı.

Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu Danıştay’ın yeni binasına taşınması sebebiyle 1 Mart 2012’de düzenlediği basın toplantısında kamu görevlilerin yargılanması için soruşturma izninin verilmesinin gerekliliğini savundu ve açıklamalarda bulundu. Bir gazetecinin izin sisteminin zamanaşımına sebep olduğunu hatırlatması üzerine şu yorumda bulundu:

Zamanaşımı kanunla gelmiş bir şeydir. Zamanaşımı varsa vardır. Zamanında yapılacak o zaman. ‘Zamanaşımına uğruyor’ diyor bir arkadaş, ne yapayım? İzin sistemini kaldırırsanız, ondan sonra şikayet edin bizi, çağırsın ifade verelim. Bunlarla mı uğraşalım?

Zinanın yeni TCK’da suç sayılıp sayılmayacağının çokça tartışıldığı, dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in ‘hükümet olarak zinanın suç sayılması gerektiği kanaatini taşıdıklarını’ söylediği bir dönemde Sağlık Bakanı Recep Akdağ da konu hakkındaki fikrini 10 Eylül 2004’te uzmanlık alanından bir tehlikeye parmak basarak dile getirdi:

Bütün Avrupa ve gelişmiş ülkelerde tek eşlilik konusunda teşvik var. Zina tek eşliliğin dışında yaşanan bir iştir ki, hem cinsel hastalıklar hem de kişinin cinsel hayatını ruhsal anlamda da olumsuz etkiler. Türkiye’de şu anda kayıtlı AIDS vaka sayımız 2 binin altındadır. Avrupa ülkelerine kıyasla iyi bir noktadayız. Bu demek değildir ki AIDS virüsü bizim insanımıza da bulaşmaz; çok dikkatli olunmalıdır. Tek eşlilik meselesi çok önemlidir. İnsan cinsel hayatını bu anlamda kontrol altına almalı, kendini tehlikeye atmamalıdır. 

Başbakan Süleyman Demirel 23 Kasım 1979’da hükümet programının tartışıldığı Cumhuriyet Senatosu oturumunda sıkıyönetim mahkemeleri ve tekrar çıkarılması düşünülen DGM yasası ilgili şöyle konuştu:

DGM’ye karşı olmak bence anayasaya karşı olmak demektir.

1965’ten beri sıkıyönetim sayesinde seçime girildiğini söyleyen Demirel’e CHP’lilerin itiraz etmesi üzerine şu yanıtı verdi:

İstihbarat örgütlerini ve sıkıyönetim mahkemelerini suçladınız. Devlet kimseye karşı, hiçbir caniye karşı merhamet duymamalıdır. Devlet bu işi bilecektir. 

İçişileri Bakanı İdris Naim Şahin 5 Şubat 2012 tarihinde AK Parti Edirne Merkez İlçe Başkanlığının dördüncü olağan kongresine katıldı ve tutuklu yargılanma ve tutukluluk sürelerinin uzunluğuyla ilgili dillendirilen eleştirilere cevap verdi:

Büyük Atatürk’ün dediği gibi eğer mevzubahis vatansa gerisi teferruattır. Biz değerlerimizden sapmamalıyız, duygularımızda ayrışmaya gitmemeliyiz. Gidiliyor mu, gitmek isteyenler var mı? Var, bir takım beyinsizler var… Nedir derdin sıkıntın? ‘Özgürlük’. Hangi özgürlükten bahsediyorsun? O zaman tutuklanınca şikayet etme, özgürlük yoksa dışarıda. Farkı yok içerde demek ki. Neden şikayet ediyorsun, demek ki var dışarıda özgürlüğün. Yani özgürlük yoksa, içerisi ile dışarının bir farkı yok, neden tutuklamalardan şikayet ediliyor. Niye, mahkumiyetten şikayet ediliyor, o zaman. Demek ki var dışarıda özgürlük, hem de o kadar var ki ‘Ben bu memleketi bölmek istiyorum, özgürlük, özerklik yetmez. Bilmem ne istan yapmak istiyorum’ diyecek kadar özgürlük var. İnkar edemezsin.

Şahin, konuşmasının devamında BDP’lileri kast ederek şunları söyledi:

Birileri için silah sigorta olabilir, beyinsizler için. Ama AK Parti için sigorta siyasettir, demokrasidir.