Arşiv

Tag Archives: kemiksiz

2 Haziran 2012 tarihinde Samanyolu TV’nin Günlük programında kürtajla ilgili açıklamalar yapan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek şöyle konuştu:

Sağlık Bakanlığı geçen günlerde bir açıklama yaptı. Yılda 100 kürtaj yapıldığını söyledi. Bu ne demek? Yılda 100 bin cinayet işleniyor. Anası olacak kişinin hatasından dolayı çocuk niye suçu çekiyor. Anası kendisini öldürsün. Diyorlar ki beden benim istediğimi yaparım. Ee can kimin Allah’ın değil mi? Allah’ın verdiği canı sen nasıl alabilirsin?

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, 25 Mart 2012’de Bursa’da yaptığı konuşmada, bir yerel gazetenin 22 Nisan’daki Bursa AKP kongresine Başbakanın gelip gelmeyeceği ile ilgili haberine şöyle tepki verdi:

Başbakanımız, Allah izin ve imkanı verirse kongreye gelir. Diyelim ki gelemedi. Ben gelirim. Diyelim ki ben gelemedim. Bu kongre yapılır. Sen ne demek istiyorsun arkadaş? İçindekini böyle başlığa çıkarman ayıp oluyor. Senin içinden geçeni ben biliyorum. Çünkü sen eski günlerin özlemi içindesin. Sen istiyorsun ki Bursa’da eskiden bazı yanlışlıklar yapılmıştı ’Ah ne de güzel olmuştu. Nerden çıktı bu adam şimdi? Doğru düzgün kongre yapmaya çalışıyor’ diye bana çakmaya çalışıyorsun. Bana çakılmaz arkadaş! Ayağını denk al. 22 Nisan’dan sonra seninle daha rahat konuşuruz.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 17 Mayıs 2011’de Yozgat’ta düzenlenen seçim mitinginde, Süleyman Demirel’i CHP’ye akıl hocalığı yapmakla eleştirerek şunları söyledi:

Otur oturduğun yerde, ne işin var böyle gazete gazete dolaşıyorsun? Otur. Otur da bey zannetsinler yahu. Hala rahat durmuyorsun, 87 yaşında hala ortalığı karıştırıyorsun. Şu partinin listesi, bu partinin listesi. Bunlarla uğraşıyorsun. Otur da biz de saygı gösterelim, başkaları da saygı göstersin yahu. Sessiz olun. Yok…

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 1 Haziran 2002 tarihinde o dönemde hasta olan Başbakan Bülent Ecevit’le ilgili olarak da şunları söyledi:

Haftalar, aylardır, ‘Bu hükümet hasta’ diyoruz. Sayın Başbakan’a, İnönü için söylediklerini kendisine hatırlattık. Artık vakti gelince siyasetten çekilmesini bilmelidir’ diyordunuz. Şimdi o sözleri biz size hatırlatıyoruz ve diyoruz ki ‘Vaktiniz geldi geçiyor, istifa edin’ diyoruz. Artık fiziken çökmüş, bitmiş bir insan var karşımızda. Bakın her taraf kırılmaya, dökülmeye başladı. Bu neyi gösteriyor. Artık çelik korselerle duruyorsun.

10 Şubat 2011’de Denizli’de yayın yapan yerel televizyona konuk olan AKP Denizli Milletvekili Nihat Zeybekci değiştirilmesi düşünülen TBMM iç tüzüğüne yönelik olarak CHP’lilerin yaptığı eylemi değerlendirdi ve şu uyarıda bulundu:

Milletvekillerinin birbirine saldırması o kürsü işgali tamamen bir iğrençlik. Böyle bir şey olamaz. Ne demek ya milletimin bana vermiş olduğu yetkiyi zorla kullandırtmayacaksın öyle mi? Bir sabrederim, iki sabrederim, üç sabrederim, beş sabrederim, on sabrederim sonra kafanı kırarım ben senin. Olmaz böyle bir şey.

AKP Tokat Milletvekili Ergün Dağcıoğlu’nun, kendisi ve 19 başka milletvekili için TOKİ’den (açık arttırmaya gidilmeden) ucuz konut talep etmesinin Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulunun raporuna ‘usülsüzlük’ olarak girmesiyle ilgili dönemin TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar 12 Mart 2005 tarihli Hürriyet gazetesine şöyle konuştu:

Ahlaksızlık neresinde bunun? Milletvekili karı mı satıyor affedersiniz? Milletvekili konut talep edemez mi, milletvekilleri bu vatanın evladı değil mi? Bu konutlar beş sefer satışa çıkmış, satılamamış. Toplu satış işimize gelirdi. Milletvekillerine toplu satış olduğu için herkese yaptığımız gibi indirim de yapacaktık. Ama verdikleri teklif ekspertiz raporu rakamlarının altındaydı. Kabul etmedik.

Dağcıoğlu talip olduğu daireyi daha sonra açık arttırmaya katılarak ve 100 bin lira daha fazla (347 bin TL) ödeyerek satın aldı.

Ekim 1990’da otuz feminist kadının, Başbakanlığa bağlı olarak kurulan ve  ‘kadının çalışmasıyla birlikte yapısı bozulan Müslüman – Türk ailesini güçlendirme’ gibi çalışmalar yapan Aile Araştırma Kurumu’nun politikasını prostesto etmek için gerçekleştirdiği toplu boşanma eylemini, Recep Tayyip Erdoğan, bir toplantıda şöyle değerlendirdi:

Otuz tane feminist kadın… Bunlar evliymiş daha önce…İstediği zaman, istediği insandan çocuk doğurma hürriyetine sahip olmak istiyormuş. Onun için de ne yapmışlar, kocalarıyla anlaşarak boşanma davası açmışlar. Eee, o onun nikahsız kocası olacak, o da istediğiyle, istediği zaman işi bitirecek. Nereye götürülüyor bu toplum Allah aşkına! Dikkat edin, açık söylüyorum: Piçlerin yetiştirilmek istendiği bir toplum meydana getirilmek isteniyor.

Fransa Senatosu’nda 22 Aralık 2011 günü kabul edilen ve kısaca “Fransa’nın yasayla tanıdığı soykırım suçlarının kamuoyu önünde övülmesi, savunulması ya da inkarını” yasaklayan yasa tasarısına karşılık, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan aynı gün içinde Fransa’ya karşı yaptırım kararları açıkladı. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Başbakan’ın açıklamasına yine aynı gün içinde, 22 Aralık 2011 tarihinde, Twitter hesabından şu sözlerle destek verdi:

Başbakanımızın açıkladığı Fransa’ya yaptırım kararları Sarko’ya kapak olsun. Umarım aklını başına toplar ve bu akla ziyan tasarıyı geri çeker.