Arşiv

Tag Archives: kültürel miras

Sanatçı Tarkan’ın Allianoi ile ilgili mahkemece alınan koruma kararının uygulanmamasına yönelik üzüntüsünü belirtmesi üzerine Eski Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu İzmir Bayındır ilçesi Belediye Başkanı Mehmet Kertiş’i ziyaret ettiği 31 Ağustos 2010 tarihinde şöyle bir yorumda bulundu:

Sanatçı arkadaş sanatıyla ilgilensin. Herkesin bir ihtisası vardır. Herkesin bilmediği bir konuya burnunu sokarsa çok yanlış olur. Ben kalkıp da onun sanatıyla ilgili bir şey söylesem ne derece yanlış olursa, onun da bir baraj ya da tarihi eserin korunmasıyla ilgili söyleyeceği şey fevkalade yanlıştır. 

Tarkan’a selam söylüyorum. Güzel şarkı söylüyor. Ama bu konularda bizden bilgi alırsa memnun oluruz. Kuru sıkı atmasın.

Eroğlu aynı konuşmasında Allianoi diye bir yerin olmadığını da tespit ettiğini belirtmişti.

2011 seçimleri sonrası kurulan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının (namı diğer “toki bakanlığı”) görevleri ve teşkilatı 17 Ağustos 2011 tarihli, 648 sayılı KHK ile belirlendi. Bu görevler arasında, Türkiye’de şimdiye kadar doğal sit alanı ve tabiat varlığı olarak tescil edilmiş bölgeleri yeniden belirlemek vardı. 25 Ağustos’ta Taka gazetesine konuşan Erdoğan Bayraktar şunları söyledi:

Bakanlığımız, kullanma ve koruma dengesini geliştirecektir. Sit alanları kendi şartlarında değerlendirilmelidir. Sit alanları haram bölgeler değildir. Oralarla ilgili de bazı düzenlemeler yapılabilir. 1970 yılından sonra dünya genelinde çevre duyarlılığı arttı. Bu duyarlılığa biz de katkı sağlayacağız. Orman Bakanlığından çevreyi,  Kültür Bakanlığından tabiat varlıklarını aldık. Yeni bir bakanlık oldu. Bizim bakan olacağımız belli değildi. Bizden önce teşkilatlandı. Biz de eksiklikleri gideriyoruz. Belediye vermesi gereken imar palanlarını vermezse, geciktirirse biz müdahale edeceğiz. Ancak, Vali inceleyecek bize rapor yazacak, biz devreye girip insanımızın, müteahhitimizin  mağduruyetini  gidereceğiz. Bakanlığın her türlü kamu ve şahıs imar planı yapma yetkisi var.  Çevre planlarını da biz yapacağız. Nüfusu 5 binin altında olan beldelerden yapı denetim zorunluluğunu kaldırdık. Kamu ve özel sektör arazilerinin birileştirilmesindeki bürokratik engelleri azalttık. Şu anda TOKİ bana bağlı değil. TOKİ operasyonel bir kurumdur. Her türlü ihale yetkisi vardır. Bizim yaptığımız her şey hazinenindir. TOKİ’ye yardımcı olacağız. Şehircilikten anladığımız için bu bakanlığa getirildik. Tarım Bakanı da olabilirdim. Bu ustalık kabinesidir. Bu çercevede bütün bakanlıkları sayın Başbakanımız icracı bakanlığa cevirdi. Bunlardan Çevre ve Şehircilik Bakanı da biz olduk. Tüm Türkiye’ yi kucaklayacağız.

Daha önce doğal sit alanları, tabiat varlıkları ve bunlar hakkındaki koruma tedbirleri hakkında karar alacak Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunda yer alan meslek grupları “biyolog, peyzaj mimarı, ziraat, çevre, orman ve su ürünleri mühendisleri” iken 2 Kasım 2011’de çıkartılan 662 sayılı KHK ile bunlar “mimar veya şehir plancısı, orman veya çevre mühendisi” olarak değiştirildi.

Recep Tayyip Erdoğan 31 Ekim 2010’da katıldığı Mardin Ilısu Konutları anahtar teslim töreninde, aynı gün Taksim Meydanı’nda gerçekleşen intihar saldırısına değindi ve baraj yapılmasına karşı çıkılmasını bu saldırıyla şu şekilde ilişkilendirdi:

Bu oyunların temelinde ne yatıyor? Bu oyunların temelinde işte bu  tür kalkınmaların engellenmesi yatıyor. Bu oyunların temelinde Ilısu gibi  barajların engellenmesi yatıyor. Bu oyunların temelinde kalkınmış, modern Türkiye’nin engellenmesi yatıyor. Bu oyunların temelinde binlerce, on binlerce,  yüz binlerce işsiz kardeşimin iş bulması için yapılmakta olan seraların engellenmesi yatıyor. Ama biz bunlara aldırmayacağız. Yolumuza kararlı şekilde devam edeceğiz. Okullarımızı da yapacağız, hastaneleri de. Köylerimize, beldelerimize yolu da, suyu da, elektriği de her şeyi götüreceğiz. Bütün bunlarla birlikte bu ülkede, inşallah şu barajlarla birlikte de artık ‘Su akar Türk bakar’ demeyeceğiz. ‘Su akar Türk yapar’ diyeceğiz.

Daha önce eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Veysel Eroğlu da baraja karşı çıkanları bölücü ilan etmişti.

Kültür Varlıkları Koruma ve Müzeler Genel Müdürü Okkaş Dağlıoğlu, Hasankeyf’in Ilısu Barajı suları altında kalması sonucunda göl alanında kalacak taşınmaz tarihi eserlerin korunmasıyla ilgili, 3 Şubat 2010 tarihinde yaptığı öneride şu ifadeleri kullandı:

Su altında kalacak taşınabilir eserleri çıkarıyoruz. Taşınamayacak eserleri de onardıktan sonra ambalajlayıp gelecek nesillere ulaştırmak üzere su altında bırakacağız. … Bu ambalaj yöntemi ile bu eserler en az 100 yıl su altında korunmuş olacak. Böylece bu eserler de aslına uygun şekilde bozulmadan gelecek nesillere aktarılmış olacak.

26 Şubat 2011’de, Marmaray Projesi’ndeki gecikmeler üzerine yaptığı yorumda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın görevlendirmesi ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin başkanlığında yürütülen ve uluslararası düzeyde de büyük ilgi toplayan kazı çalışmaları sonucu, Bizans ve Osmanlı başkentinin dünya ticaretindeki yerini kanıtları ile ortaya koyan, İstanbul tarihine dair bilim dünyasında daha önce bilinmeyen olguları gün yüzüne çıkaran Bizans’ın savaş ve yük gemilerine dair arkeolojik bulgularla ilgili şu yorumu yaptı:

Sürekli yok arkeolojik şey, yok çömlek çıktı, yok şu çıktı, yok bu çıktı ile önümüze engeller koydular. Bunlar insandan çok daha mı önemliydi.

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, uluslararası ve Türkiye’den çeşitli uzman kuruluş ve arkeologların ilgili görüş ve raporlarının aksine, baraj suları altında kalma tehdidi olan Allianoi antik kenti ile ilgili 31 Ağustos 2010 tarihinde kendi tespitine dayandığını söylediği şu iddiada bulundu:

Orası Allianoi değil. Allianoi diye bir yer o kişinin uydurduğu bir kelimedir. Bunu ben ispat ettim. Bununla ilgili TRT’ yi yanıltmışlar, bir tarihte belgesel diye hazırlamışlar. Neticede kendim baktım. Orada Paşa Ilıcası adıyla bilinen Türkiye’nin her tarafında olan bir ılıca, kaplıca var. Sadece Peri Kızı adı verilen bir eser ve bir tek sütun çıktı. Bir takım cahiller, bazı art niyetli kişiler yüzünden orada su tutulamadı çiftçiler mağdur oldu. Artık tahammülümüz yoktu.

TBMM 23. dönem Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, 17 Aralık 2008’de tarihi Hasankeyf kentini sular altında bırakacak olan Ilısu Barajı’na karşı çıkanların meşruiyetiyle ilgili kamuoyuna şu bilgilendirmeyi yaptı:

Ilısu Barajı’nın yapılmasını istemeyenler var tabii. Bunlar belli kişiler, bölücüler… O bölgenin kalkınmasını istemeyenler, oradaki vatandaşımızın refah ve huzurunu istemeyen kişiler. Dışarıdan bazı kişiler de maalesef istemiyor.