Arşiv

Tag Archives: polis şiddeti

recep tayyip erdoğanBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan 18 Temmuz 2013 tarihinde katıldığı 6. Geleneksel Büyükelçiler iftarı sonrası yaptığı konuşmada Mısır’daki süreci Gezi Parkı gösterileri sırasında polis saldırısı sonucu yaşanan ölümlerle karşılaştırarak şu saptamalarda bulundu:

Türkiye’de 1-2-3-4 kişi polise şiddet uygularken ölüyor, tweetler Facebooklar dünyanın altını üstüne getiriyorlar. Mısır’da 300 kişi ölüyor, 50 tanesi namazda öldürülüyor.

İkircikli olmanın anlamı yok. Bu insanlar ibadet yaparken kurşunlanarak öldürülülyor. Bizim feryadımız bunadır. Milletin iradesine saygı duymayanlara karşıdır bizim feryadınız.

Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü, Bilgi Edinme Kanunu kapsamında polisin 31 Mayıs 2011 tarihinde gerçekleşen Hopa eyleminde ne kadar ve kimlere yönelik biber gazı kullandığını öğrenmek isteyen bir vatandaşa cevap verdi. Bu cevabı genelgeçer bularak tatmin olmayan vatandaş Ankara 12. İdare Mahkemesinde dava açtı. Genel Müdürlük mahkemeye gönderdiği savunmada bu soruya neden cevap veremeyeceğini Ocak 2012’de şöyle açıkladı:

Kötü niyetli üçüncü kişiler tarafından ele geçirilme halinde ise, kamu düzeni ve kamu güvenliği açısından zafiyet oluşturabilecek devlet sırrı niteliğinde bilgi ve belgeler olduğu açıktır.

2010 yılında Aydın, Kuşadası’nda götürüldüğü polis merkezinde maruz kaldığı polis şiddeti merkezdeki kamera tarafından kaydedilen Fuat Şengül’ün uğradığı darpın iki yıl sonra savcılığın görüntüleri yanlışlıkla başka bir dava dosyasına koyması sonucu basına yansıması üzerine 20 Mart 2012 tarihinde olayla ilgili açıklama yapan Aydın Valiliği polisin vatandaştan davacı ve şikayetçi olduğunu belirtti. Aynı açıklamada şahsın “agresif” hareketlerde bulunduğu söylendikten sonra polisin dayak görüntüleriyle ilgili şöyle denildi:

Yere yatırılarak arkadan kelepçe takılmak sureti ile etkisiz hale getirilmeye çalışıldı. 

Hükümetin1995 Mart’ında onlarca Alevi vatandaşın ve protestocunun hayatını kaybettiği Gazi olaylarındaki sorumluluğuyla Güner Ümit’in televizyonda Alevi vatandaşları aşağılayan sözleri arasında parallellik kurarak “Güner Ümit olayından hiç ders almadınız mı” diye soru soran gazeteciye eski İçişleri Bakanı Nahit Menteşe15 Mart 1995 tarihinde şu cevabı verdi:

Ümit’i yakalamamız an meselesi. 

19 Ekim 2011’de protesto için Başbakanlığın önüne gelen, hayatını kaybetmiş askerlerin yakınları ve gazilere polisin sert müdahalesi sırasında gazilerin protez kol ve bacakları çıkmış ve tekerlekli sandalyedekilerden bazıları yerde sürüklenmişti. CHP’li bir milletvekilinin konuyla ilgili soru yönergesine Ankara Vali Yardımcısı Fahri Aykırı’nın bilgi notuyla cevap veren İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin Mart 2011’de şu ifadeleri kullandı:

Başbakanlık merkez bina Vekaletler Caddesi girişinde Başbakanlık Koruma Dairesi personeli ile bir grup arasında arbede yaşandığının İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerine bildirilmesi üzerine, görevlilerimiz 10 dakika gibi kısa bir süre içerisinde olay yerine intikal ederek çevre güvenliğini sağlamıştır. İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerimizce eylem yapan grubun terör mağduru gaziler olması nedeni ile gruba gayet nazik bir şekilde yaklaşımda bulunularak tansiyon düşürülmüştür.

8 Ocak 1996 tarihinde Ümraniye E Tipi Cezaevi’nde yaşamını yitiren Orhan Özen ile Rıza Boybaş’ın Alibeyköy’de yapılacak cenaze törenini izlemekle görevli olan Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe sarı kartı olmadığı ve polise mukavemet gerekçesi öne sürülerek gözaltına alınmış ve gözaltında polis dayağı sonucu hayatını kaybetmişti. 10 Ocak 1996’da Star TV Haber’e konuşan dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar ise Göktepe’nin aslında hiç gözaltına alınmadığı şu sözlerle savundu:

Gözaltına alınanları kamerayla tespit etmiş. O kamera kayıtlarına baktırdım arkadaşlara, gözaltı listelerini incelettirdim. Kesinlikle gözaltına alınış kaydı yok. 

1 Mayıs 2008 tarihinde günü Taksim’de kutlamak isteyen işçilere polis müdahale etmiş, Şişli Etfal Hastanesi’nin bahçesi de dahil olmak üzere birçok yere biber gazı atılmış, atılan gazdan birçok vatandaş etkilenmiş, DİSK binasından çıkmak isteyen işçilere tazyikli su ve dayak atılmış, göstericiler ve polis arasında çatışmalar yaşanmıştı. 1 Mayıs kutlamalarına kapatılan Taksim’de denetimlerde bulunan dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah bu olaylarla ilgili olarak şu değerlendirmede bulundu:

Olumsuz bir durum yaşanmadı.