Arşiv

Tag Archives: şiddet söylemi

1992 Hocalı katliamını anmak üzere düzenlenen ve çağrısı günler önce İstanbul’un çeşitli semtlerinde “Ermeni Yalanına Kanma” sloganıyla bilboardlarda, gazetelerde tam sayfa ilanlarla yapılan miting 26 Şubat 2012’de Taksim’de gerçekleşti. Mitinge katılan binler “Hepiniz Ermenisiniz, Hepiniz Piçsiniz”, “Bozkurtlar Burada, Hrantlar Nerede?”, “Hepimiz Ogün Samastız”, “Türke kefen biçenin ölümü korkunç olur” dövizleri ve “Bugün Taksim, yarın Erivan… Bir gece ansızın gelebiliriz” pankartı taşımıştı. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in de konuşma yaptığı mitingin ırkçı ve nefret dolu söylemine yöneltilen eleştirilerin ardından 28 Şubat’ta Başbakan Tayyip Erdoğan AKP grup toplantısında mitingi şöyle değerlendirdi:

İstanbul’daki mitingde marjinal ve münferit birkaç pankartın olması Hocalı katliamına dair acımızı ve dayanışmamızı gölgelemeye yetmez. Etnik kökenine, inancına bakılmaksızın her bir vatandaş birinci sınıf vatandaştır. Biz Hocalı katliamını unutmayacağız, unutturmayacağız.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 19 Şubat 2012’de Abdi İpekçi Spor Salonu’nda yapılan AK Parti İl Gençlik Kolları Kongresi’ne bağlanarak yaptığı konuşmasında “dindar gençlik” tartışmasına sözü getirdi ve şöyle dedi:

Altını çiziyorum, modern dindar bir gençlikten bahsediyorum. Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, kalbinin davacısı bir gençlikten bahsediyorum.

Necip Fazıl Kısakürek’e atıfla söylenen bu sözleri 21 Şubat’ta Bayburt Belediye Başkanı Haci Ali Polat tarafından Bayburt’un “Ermeni işgali”nden kurtuluşunun 94. yılı vesilesiyle aynen tekrarlandı.

Dönemin Refah Partili Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Şükrü Karatepe 10 Kasım 1996 günü partililere yaptığı konuşmada şunları söyledi:

Hakim güçler ‘Ya bizim gibi yaşarsın, ya da her türlü fitneyi, fesadı içinize sokarız’ diyorlar. Bu yüzden de Refah Partili bakanlar bile kendi dünya görüşlerini bakanlıklarına yansıtamıyorlar. Bu sabah ben de resmi görevim, sıfatım nedeniyle bir törene katıldım. Süslü püslü görünüşüme bakıp da laik olduğumu sakın sanmayın. İnancımıza saygı duyulmadığı, sövüldüğü bir dönemde, içim kan ağlayarak bugünkü törenlere katıldım. Belki Başbakanın bakanların, milletvekillerinin bazı mecburiyetleri vardır. Ancak sizin hiçbir mecburiyetiniz yok. Bu düzen değişmeli. Bekledik, biraz daha bekleyeceğiz. Gün ola harman ola, Müslümanlar içlerindeki hırsı, kini, nefreti eksik etmesin.

Karatepe 28 Şubat sürecinde bu konuşması yüzünden 1 yıl hapis, 5 yıl siyaset yasağı cezası aldı.

8 Mayıs 1997 günü dönemin Refah Partisi Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Halil Çelik TBMM’de gazetecilerle sohbet ettiği sırada şu sözleri sarf etti:

Refah Partisi iktidarında imam hatipleri kapatmaya kalkarsanız kan dökülür. Cezayir’den beter olur. Ben de kan dökülmesini istiyorum. Demokrasi böyle gelecek, fıstık gibi olacak. Ordu 3.500 PKK’lı ile başedemedi, altı milyon İslamcıyla nasıl başedecek? Rüzgara karşı işerlerse yüzlerine gelir. Bana vurana ben de vururum. Ben sapına kadar şeriatçıyım. Şeriatın gelmesini istiyorum.

TBMM 20. dönem Refah Partisi Ankara Milletvekili Hasan Hüseyin Ceylan, 14 Mart 1993 tarihinde Kırıkkale’de yaptığı konuşmada şu sözleri sarf etti:  

Bu vatan bizimdir, rejim bizim değildir kardeşlerim. Rejim ve Kemalizm başkalarınındır. Türkiye yıkılıcak beyler. Türkiye Cezayir olur mu diyorlar? Orada yüzde 81 nasıl olmuşsa, yüzde 20 falan değil, yüzde 81’lere ulaşacağız. Boşuna uğraşmayın ey emperyalist Batının, sömürgeci Batının, vahşi Batının ve dünyayla beraber olacağız diyerek ırz ve namus düşmanlığı yapan, müslüman kadınının bacakları arasına insan yerine köpek yerleştirecek kadar köpekleşen ve enikleşen Batının taklitçiliğine soyunmuş olan sizlere sesleniyorum. Boşuna uğraşmayın. Kırıkkaleliler’in ellerinde gebereceksiniz.

Refah Partisi lideri Necmettin Erbakan 13 Nisan 1994 günü yapılan parti grup toplantısında güçlerinin yüzde 80 olduğunu ve partisinin iktidara geleceğini söyleyerek bu süreci şöyle açıkladı:

Türkiye’nin şu anda bir şeye karar vermesi lazım. Türkiye adil düzene geçecek, bu şart. Geçiş dönemi yumuşak mı olacak, sert mi olacak; tatlı mı olacak, kanlı mı olacak? 60 milyon buna karar verecek.